(743 S. K. m. 933)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1413 parsel sayılı 7750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz M. adına, 1411 parsel sayılı 510 m2 yüzölçümünde ki taşınmazda F. adına ayrı ayrı tapu kayıtlarına dayanılarak tespit edilmiş, 17.5.1983 gününde yapılan tespitler kesinleşmiştir. Davacı Y. ile Ş. 1411 sayılı Parseli 29.1.1992 tarihinde kayden satın aldıklarını, kendilerine ait taşınmazın 20 m2lik kısmının 1413 sayılı parsel içinde kaldığını ileri sürerek iptali ile 1411 parsel sayılı taşınmaza ilavesi için dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kadastro sonucunda Mayıs 1983 tarihinde oluşmuş ve davacılar kadastro tespiti sonucunda oluşturulan sözkonusu tapu kaydına göre taşınmazı 29.1.1992 tarihinde satın almış olup davacılar kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kaydına dayanmaktadır. Kadastrodan önce varolan ve 1411 sayılı parsele revizyon gören topu kaydına dayanmaları sözkonusu değildir. Diğer anlatımla davacı taraf kadastro sonucu oluşan topuda kayıtlı hakkı satın aldığına göre önceki günlü kayda dayanamazlar. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (ONANMASINA), peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 344.900 lira ilam harcının hükmü temyiz eden davacılardan alınmasına, 14.4.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy