(3402 S. K. m. 14, 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 677 ada 11 parsel sayılı 328,08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacılar Hatice ... ve arkadaşları tarafından davalılar hazine, belediye ve diğer davalılar aleyhine vergi kaydına ve zilyetliğe dayanılarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davacılardan M. Ali ...nin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine, taşınmazın Ali ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine ile M. Kemal ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı Ali ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın hazine dışındaki tarafların kök miras bırakanı Emir Ali ...ye ait olduğu, mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşmanın yapıldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu yön mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ne var ki, mahkemece dava konusu taşınmazın paylaşma sonucunda Emir Ali mirasçılarından hangisinin miras payına isabet ettiği gereği gibi belirlenmemiştir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dayanılan 3.3.1971 günlü taksim sözleşmesi gözönünde tutularak çekişmeli taşınmazın ortak miras bırakanın ölümünden sonra yapılan paylaşmada taşınmazın kimin miras payına isabet ettiği duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taraflardan bu konuda delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, taşınmaz başında keşif yapılmalı, gerektiğinde tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek kendilerinden dava konusu taşınmazın Emir Ali ... mirasçılarından kimin miras payına isabet ettiği yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık bulunduğu takdirde çelişki giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy