(3402 S. K. m. 14)
Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın davacı hazine tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 123 ada 64 parsel sayılı 19877 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak hazine adına tespit edilmiştir. Davalı Zaim'in miras yoluyla gelen hakka paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı komisyonca kabul edilerek taşınmazın Zaim adına tespitine karar verilmiş, komisyon kararının kesinleşmesi üzerine tescil edilmiştir. Davacı hazine tapu kaydına dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tapu iptali tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 4753 sayılı Kanuna göre hazine adına 55 nolu toprak komisyonunca tapuya bağlandığı, bilahere 13.02.1970 tarihinde muhtaç çiftçiye dağıtılıp kişilere tahsis ve temlik edildiği, temlikin Valilikçe onaylandığı böylece hazinenin tapu kaydına dayalı bir hakkının kalmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacı hazine tahsis ve temlikin iptal edildiğini kanıtlayamamıştır. Diğer yönden dava konusu taşınmazın öncesinin kamu malı niteliğinde mera olmadığı, tarım toprağı niteliğinde bulunduğu, tespit gününde zilyet davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının da gerçekleştiği saptanmıştır. Mahkemece bu olgu ve bulgular göz önünde tutularak yazılı biçimde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 20.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy