(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ve katılanlar tarafından istenilmekle duruşma için tebliğ edilen 3.4.2001 günü belirlenen saatte temyiz eden Suphi, Yavuz ve Cemil ile aleyhine temyiz istenilen Mustafa ve paydaşları vekili geldi. Gelenlerin huzuruyla duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu, dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 125 ada 5, 6, 10, 11 parsel sayılı sırasıyla 145425, 96500, 49933 ve 59233 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar vergi kayıtlarına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, ifraza, satışa ve paylaşmaya dayanılarak 5 sayılı parsel Mirbey, 6 sayılı parsel Arap ve Mustafa, 10 sayılı parsel Mirbey ve Mustafa, 11 sayılı parsel Giyasettin ve Arap adlarına paylı olarak, 123 ada 4, 9, 10, 11 ve 13 parsel sayılı sırasıyla 254358, 16166, 6966, 189375 ve 7066 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar ise pay tapu kayıtlarına, tapu dışı ifraz ve paylaşmaya ve bağışa dayanılarak Mirbey, Gıyasettin, Serdin, Arap ve Mustafa adlarına eşit paylı olarak tespit edilmiştir. Davacılar Mehmet Ata, Suphi, Altın, Necmiye ve Eşref taşınmazların ortak miras bırakanları Halitten kaldığını ve paylaşılmadığını ileri sürerek dava açmışlardır. Süleyman, Zeki ve Kevser davacılar yanında davaya katılmışlardır. Mahkemece davaların reddine, taşınmazların tespitleri gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılar M.Ata miras şirketini temsilen Yavuz, Suphi ile katılanlar Kevser, Süleyman ve Zeki tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 123 ada 4, 9, 10, 11 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök miras bırakanı Halit ...a ait olmadığı, aksine davalıların miras bırakanı Halit oğlu Alaybey tarafından Ali evlatları Mehmet ve Selimin tapu malları iken adı geçenlerden kayden satın alındığı, Alaybey ile diğer tapu kayıt malikleri arasında yapılan tapu dışı paylaşmada temyize konu taşınmazların Alaybey payına isabet ettiği; diğer pay tapu maliklerinin dava dışı parsellerden paylarının karşılığını aldığı, dava konusu taşınmazları Alaybey mirasçıları davalıların tasarruf ettiği, tapu kayıt maliki Alaybey ...ın temyize konu taşınmazların tespit malikleri mirasçılarına bağışladığı, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacılar temyize konu 123 ada 4, 9, 10, 11 ve 13 parsel sayılı taşınmazların kök miras bırakan Halit ...a ait olduğunu kanıtlayamamışlardır. Bu durumda yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacıların 123 ada 4, 9, 10, 11 ve 13 sayılı parseller hakkındaki hükme ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 1.160.000 lira ilam harcının hükmü temyiz eden davacılardan alınmasına,
2- Davacıların 125 ada 5, 6, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; temyize konu taşınmazların davalıların miras bırakanı Halit oğlu Alaybey adına oluşan vergi kayıtlarının kapsamında kaldığı, Alaybey ...ın ölümü üzerine Alaybey mirasçıları arasında paylaşıldığı, payına düşen zilyet davalılar tarafından tasarruf edildiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de toplanan deliller hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacılar taşınmazların kök miras bırakanları Halit Ağadan kaldığını iddia ederek dava açmışlardır. Halit'in ölüm günü dikkate alındığında adına vergi kaydı oluşması mümkün değildir. Genel arazi yazımında taşınmazların Halit Ağa oğlu davalıların miras bırakanları Alaybey adına vergi kaydı oluşturulması bu taşınmazların Alaybey ...a ait olduğu anlamına gelmez. Diğer taraftan Halit Ağa mirasçısı davacı taraf adına tespit ve tescil edilmiş bir taşınmaz bulunmamaktadır. Davacılar tarafından dava dışı parseller hakkında davalılar aleyhine açılan ve karara bağlanan Çat Kadastro Mahkemesinin 995/ 35 esas, 999/16 karar sayılı dava dosyasında Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 07.02.1995 günlü 994/55-1164 sayılı ilamında Halit (Halit Ağa) terekesine dahil 137 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkında oluşturulan hüküm Halit terekesinin belirlenmesi, terekeye dahil tüm taşınmazların Halit mirasçıları arasında yöntemine uygun olarak paylaştırılıp paylaştırılmadığının kök miras bırakanı Halit tarafından davalı tarafa bağışlanıp bağışlanmadığı hususlarının araştırılması öngörülmüştür. Ne var ki, hükmüne uyulan daire bozma kararı gereğince Halit terekesinin belirlenmesi gerekirken daire bozma gereği yerine getirilmemiştir. Tereke hakkında açılan dava sonucu oluşturulan ilk hüküm dairece bozulduğuna, mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre daire bozma kararı gereğince Halit terekesine dahil tüm taşınmazların tutanak örneği ve dayanağı belgelerinin getirtilmesi, incelenmesi, davalı olup olmadıklarına bakılması, dava konusu oldukları anlaşıldığı takdirde Halit terekesine ait tüm taşınmazlarla ilgili davaların birleştirilmesi, tüm parsellerde tutanak bilirkişisi olarak imzası bulunan tutanak bilirkişilerinin dinlenilmesi kendilerinden olaylara dayalı bilgi alınması, sözlerindeki çelişkilerin giderilmesi, böylece Halit terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığının ortaya çıkarılması, özellikle davacı tarafın Halit terekesinden payları karşılığı hangi taşınmazları aldığı, taşınmaz karşılığı menkul ya da para alıp almadığı hususlarının da sorulup saptanması, taşınmaz almış iseler, o taşınmazların tutanak örneği ve dayanağı belgeler getirtilip incelenerek yerel bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve tanık sözlerinin denetlenmesi hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle davacıların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Sonuç: Daire kararının niteliğine göre Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil edilen taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 24.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy