(3402 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 447)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Ümmügülsün ve Sıdıka Çanakkale vekili Avukat Ekrem tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Ümmügülsün Çanakkale ve arkadaşları adına tespit edilen 448 parsel sayılı 9750 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tespiti 6.6.1991 tarih ve 1984/39 esas, 1991/43 karar sayılı ilamı ile 100 dönümden fazla taşınmazın belgesizden davalı taraf adına tespit edildiği gerekçesi ile 3402 sayılı Yasanın 18/1 maddesi gereğince iptaline taşınmazın hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı tarafın temyiz talepleri ile tashihi karar taleplerinin reddedilmesi üzerine de 26.2.1993 tarihinde karar kesinleşmiştir. Davacı Ümmügülsün ve Sıdıka Çanakkale vekili Avukat Ekrem belgesizden adlarına tespit edilen taşınmazlardan bir kısmının Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/424 esas sayılı ilamı ile Mustafa Odabaşı adına kesinleştiğini Tapu Sicil Müdürlüğünün 11.6.1999 tarihli yazıları ile öğrendiklerini ileri sürerek 17.6.999 tarihinde belgesizden 100 dönümü geçtiği gerekçesi ile hazine adına oluşan 448 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescili için yargılamanın iadesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece davacıların yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Ümmügülsün ve Sıdıka Çanakkale vekili Avukat Ekrem tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunan davacılar Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 993/424 esas sayılı dosyasında taraftır. Aleyhlerine açılan ve kaybetmiş oldukları bu kez yargılamanın yenilenmesi isteğine gerekçe yaptıkları bu dava 4.4.1996 gün 996/l07 sayılı kararla kabul edilmiş, davacıların aleyhine hüküm kurulmuş, bu hüküm Yargıtay'ca onanmış, karar düzeltme isteği reddedilmekle 27.10.1997 tarihinde kesinleşmiştir. Bu davada şu anda istekte bulunan davacılar vekille temsil edilmiş, tüm kararlar vekillerine tebliğ edilmiştir. Kural olarak vekile yapılan tebligat geçerli olup esasen vekile tebligat yapılması da usul hükümlerine göre zorunludur. Vekilin hükmün sonucu hakkında müvekkiline haber verip vermemesi hükmün kesinleşmesine engel değildir. Bu husus müvekkille vekil arasında başka tür davaların konusu olabilir. Bu nedenle şu anda istekte bulunan davacıların Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen kararından haberdar olmadıkları yolundaki iddiaları dinlenemez. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 447. maddesine göre yeni bir belgeye veya hükme dayanan tarafın hükmü kesinleştiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunması gerekir. Oysa, davacıların dayandığı hüküm 27.11.1997 tarihinde kesinleştiği halde 3 aylık sürenin dolmasından çok sonra 17.6.1999 tarihinde yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece sürenin geçtiğinden söz edilerek isteğin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle yukarıda yazılı gerekçeye uygun bulunun hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 07.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy