(3402 S. K. m. 18, 30)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı Reşit tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 474 parsel sayılı 25200 m2, yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik ve yüzölçümü hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Necmettin ile davalılar Reşit ve Ahmet'in arasında görülmekte olan tapu kaydına dayalı el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 474 parsel sayılı 25200 m2, yüzölçümündeki taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı ile davalı Reşit tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı çekişmeli taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tarafların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harçları peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 15.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy