(3402 S. K. m. 28, 31, 36)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca davalı hazine tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 58 ada 100 parsel sayılı 18126 m2 yüzölçümündeki taşınmaz zilyetliği ispatlayıcı belge ibraz edilmediğinden ve herhangi bir yanlışlığa meydan verilmemesinden söz edilerek hazine adına tespit edilmiştir. İtirazları komisyonca reddedilen Osman ve Bedriye adlarına tespit edilip kesinleşen 58 ada 99 sayılı parselin tapu kaydına göre noksan yazıldığını 11700 m2 noksanlığın 58 ada 100 sayılı parselde kaldığını ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 58 ada 100 sayılı parselin hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile vekalet ücreti yönünden de hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmünce davacının dava sebep delillerini ilk duruşma oturumuna kadar mahkemeye bildirmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına; 36. maddesi hükmünce ise dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra davacının keşif için gerekli masrafın mahkemece yegan belirtilen keşif masraflarının verilen makul süre içerisinde yatırmadığı takdirde mevcut delillere göre karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Somut davada davacı vekili mazeret dilekçesini mahkemeye sunmuş, mahkemece mazeretinin geçerli olmadığı hükme bağlanmıştır. Taraflardan birinin ya da vekilinin mazeret dilekçesinin kabul edilmemesi halinde mahkemenin yapacağı iş, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun ve Harçlar Kanununa göre davanın uzamasına sebebiyet verildiğinden celse harcına hükmetmekten ibarettir. Açık anlatımla mazeret dilekçesi verilmesi davanın reddi sebebi sayılamaz. Mahkemece deliller toplanarak dava keşfi hazır hali getirildiğine göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünce davacı vekiline keşif masraflarını yatırmak üzere duruşmaya geldiği takdirde ihtarat yapılması; aksi takdirde tebligat yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir Diğer taraftan davada hazine vekille temsil edildiğine ve aleyhine açılan dava reddedildiğine göre 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 31. maddesi hükmünce vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy