(3402 S. K. m. 5, 27)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi müdahil davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 4177,4178,4179 ve 4180 parsel sayılı sırasıyla 1340,2390,12580,11020 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek vergi kaydına, ifraza satışa kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak sırasıyla Mehmet Ş, Ayşe O, İsmail Ş,Nazife T,Hatice O,Kezban Ş, Ali, İsmail, Mehmet, Hasan, İlyas K.,Nuri Ş, Mustafa A, Ahmet, Mustafa H, Halil, Hasan B. adlarına tespit edilmiştir. Davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan meraya el atmanın önlenmesi ve tespit davası davaya konu parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Hazine mera iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine çekişmeli parsellerin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm müdahil davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarıldığına göre 3402 sayılı Kanunun 5 ve 27 maddeleri uyarınca ilan yapılması zorunludur. Dosyada ilanın yapıldığına dair belgeler bulunmamaktadır. Mahkemece askı ilanı yaptırılmış ise belgelerin dosyaya konulması, ilan yaptırılmamış ise yaptırılması bundan sonra duruşmaya devam edilmesi gerekir. Usulü ilişkin bu işlem yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de aynı nedene dayalı olarak komşu bir çok parsel hakkında açılan davalar bulunduğu anlaşıldığından bu davaların tümünün birleştirilerek delillerin bir arada değerlendirilmesi ayrıca mera iddiası bulunduğu halde mera yönünden gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmamış olması davacı köy tüzel kişiliğinin köy derneğince alınmış vazgeçme kararı bulunmadığı halde davadan vazgeçmesinin kabul edilmesi ve vazgeçmeye değer verilmesi dahi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy