(3402 S. K. m. 14)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen karar davalılar tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu 177 ada 7 parsel sayılı 17989 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak Hacer, Recep ve arkadaşları adına tespit edilmiş; tespitin kesinleşmesi üzerine tescil edilmiştir. Davacılar Hatice Müberra ve arkadaşlarına vekaleten kendi adına asaleten Avukat Turan, taşınmazın tahminen 12000 m2 lik kesiminin dava dışı 6, 9 ve 10 sayılı parsellere revizyon gören tapu kayıtları kapsamında kaldığını, zilyet olduklarını öne sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 5.7.2000 günlü rapor ve haritada ( A ) harfi ile gösterilen 10321.91 m2 lik kesiminin davalılar adına kadastroca oluşan tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıların temyize konu ettikleri teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 5.7.2000 günlü haritalı raporda ( A ) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünde davacı tarafın zilyet bulunduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesi dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacıların dayandığı dava dışı 6 sayılı parsele revizyon gören Mart 927 tarih 41 sayılı tapu kaydının; 9 sayılı parsele revizyon gören Mart 927 tarih 43 54, 65, ve 69 sayılı tapu kayıtlarının; 10 sayılı parsele revizyon gören Mart 1927 gün 5 sayılı tapu kaydının sınırlarında kaçak ve yitik kişi göstermesi nedeni ile miktarı ile geçerli tapu kayıtlarından olduğu, anılan tapu kayıtlarının dava dışı 6,9 ve 10 sayılı parsellerde tapuda gösterilen miktarları aşacak şekilde davacılar adına tespit ve tescil edildiği yapılan inceleme ile anlaşılmış; davalı tarafa ait 27.12.951 günlü 70 sayılı hazinenin temliki ile iskanen oluşan tapu kaydının miktarı 23990 m2 olduğu halde tapu kaydının dava konusu taşınmaza 17989 m2 olarak revizyon gördüğü belirlenmiştir.
Davacıların dayandığı tapu kayıtlarının sınırında kaçak ve yitik kişilerin gösterilmesi nedeniyle bu kayıtların miktar fazlasından oluşan davalı tarafa ait tapu kaydının iskan yoluyla oluştuğu anlaşılmaktadır. Şu hale göre temyize konu taşınmaz bölümünün bu açıklama ve değerlendirmeye göre davalı tarafa ait tapu kaydının kapsamında kaldığı açıkça görülmektedir. Hukuksal değerini koruyan tapu kaydının kapsamında kalan taşınamazların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Bu durumda davanın reddine temyize konu taşınmaz bölümünün tespit gibi davalı taraf adına tescile karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece değerlendirmeden yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy