(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ile davalı Hayati Yalçın tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay daire bozma kararında 1199 ve 1259 sayılı parsellerin Rıza
kaldığı Rızanın ölümü ile terekesinin paylaşılmadığı sağlığında davalılar Hayati ve Mustafa'ya bağışlandığına dair açık ve ısrarlı bir iddia ve istekleri de bulunmadığından taşınmazların payları oranında Rıza mirasçıları adlarına tescil edilmesi 1276 sayılı parsel için davalıların dayandıkları vergi kayıtlarının mahalline gereği gibi uygulanması, uygulamada dosyada mevcut askeri haritadan yararlanılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda hazinenin davasının reddine, katılanların davalarının kabulüne, 1199 ve 1259 sayılı parsellerin Rıza ... mirasçıları adlarına 1276 sayılı parselin tespit gibi davalılar adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine ile davalı Hayati Yalçın tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmüne uyulan daire bozma kararında ön görüldüğü biçimde yapılan araştırma ve incelemeye göre dava konusu 1199 ve 1259 parsel sayılı taşınmazların davacılar ile katılanların miras bırakanları Rıza
ait olduğu, Rıza ... davalı tarafa bağışlamasının söz konusu olmadığı, Rıza
mirasçıları yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği toplanıp değerlendirilen delillere belirlenmiştir. Bu durumda 1199 ve 1259 sayılı parsellerin Rıza Yalçın mirasçıları adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalı Hayati
temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Hazinenin temyizi 1276 sayılı parsel hakkındaki hükme ilişkindir. Hükmüne uyulan daire bozma kararında dava dışı 1269, 1270 ve 1273 sayılı parsellere revizyon gören tapu kaydı ile dava konusu taşınmaz ile 1269, 1270 ve 1273 sayılı parsellere revizyon gören 1937 günlü 2 sayılı vergi kaydının yeniden uygulanması ayrıca, 6 tahrir sayılı vergi kaydının da uygulanarak taşınmaza ait olup olmadığının belirlenmesi, vergi kaydının yüzölçümü ile geçerli kayıtlardan olduğunun dikkate alınması bu nedenle revizyon gördüğü parsellerle birlikte uygulanıp kapsamının belirlenmesi gereğine işaret edilmiştir. Hükmüne uygulan daire bozma kararı gereğince yapılan uygulama sonucunda dava dışı 1269, 1270 ve 1273 sayılı parsellere revizyon gören 200 dönüm yüzölçümlü tapu kaydının harman sınırı itibariyle genişletilmeye elverişli kayıtlardan olduğu, 6 tahrir sayılı vergi kaydının taşınmaza ait olmadığı vurgulanmış; 1937 günlü 2 tahrir sayılı vergi kaydının ise revizyon gördüğü 1269, 1270 ve 1273 sayılı parsellerle birlikte dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Oysa 2 tahrir sayılı vergi kaydının yüzölçümü ile geçerli kayıtlardan olduğu hükmüne uyulan daire bozma kararında açıklanmıştır. Vergi kaydının güney sınırını oluşturan kemiklinin mevki ismi olduğu, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen haritada ise kaydın revizyon gördüğü parsellerin içinde Kemikli tepe olarak gösterildiği Pınar sınırının ise Nokta sınırı oluşturduğu bu nedenle vergi kaydının yüzölçümü ile geçerli kayıtlardan bulunduğu görülmektedir. Vergi kaydı yüzölçümü ile geçerli kayıtlardan olduğuna, vergi kaydının miktarından fazlası ile dava dışı 1269, 1270 ve 1273 sayılı parsellerde toplam 653000 m2 taşınmazın davalılar adına tesbit edildiği, tesbitlerinin kesinleştiği anılan parsellere ait tutanak içerikleri ile belirlendiğine, davalıların 1968 yılında başlayan zilyetliğinin tespit gününde 20 yıla ulaşmadığı hükmüne uyulan daire bozma kararında vurgulandığına göre kayıt miktar fazlasından oluşan dava konusu taşınmazın vergi kaydı kapsamında kabulü ve zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Bu durumda hazinenin davasının kabulüne 1276 sayılı parselin hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle hazinenin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.07.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yargıtay bozma ilamında dava ve temyiz konusu olan 1276 parsel sayılı taşınmaz hakkında dayanılan 1937 yazım tarihli 2 tahrir numaralı ve mükellefi Zeynep
olan vergi kaydının gereği gibi yerine uygulanması özellikle vergi kaydında sözü edilen Pınar sınırı ile güneydeki Kemikli sınırının bulunması ve böylece kapsamının belirlenmesi gereğine değinilmiş ve özellikle de, vergi kaydının revizyon durumunun da göz önünde tutulması hususuna değinilmiştir. Bu bozma kararına mahkemece uyulmuştur. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak doğar. Diğer yönden bozma kararı hazine tarafından da karar düzeltme yoluna gidilmemiştir. Böylece az yukarıda belirtildiği gibi bozma kararı taraflar yönünden kesinleşmiş ve usulü kazanılmış hak doğmuştur. Bu kazanılmış usulü hak hiçbir kimse tarafından ve hiçbir düşünce ile değiştirilemez. Bunun dışına çıkılamaz.
Bozma kararına uyulduktan sonra bozma kararında öngörülen Pınarın nokta sınır bulunduğu, Güney yönde tarif edilen Kemikli sınırının Askeri haritada da gösterildiği gibi niza dışı 1269 parsel sayılı taşınmaz üzerinde Kemikli Tepe bulunduğu ve bunun kuzeyindeki 1273 sayılı parselinde Kemikli olduğu, bunun bir mevki ismi bulunduğu böylece bozma kararında da vurgulandığı gibi gayri sabit bir sınır olduğu özellikle yerel bilirkişiler tarafından sözü edilen 1273 sayılı parsele hayvan kemikleri atılması nedeni ile Kemikli ismi verildiği belirlenmiştir. Hal böyle olunca vergi kaydının doğu ve batı yöndeki yol ve çay sınırları ile kuzeydeki Pınar sınırı da göz önünde tutulmak sureti ile kapsamının belli edilmesi gerekir. Mahkemece de vergi kaydının yüzölçümü ile 1276 sayılı parselin bir bölümünü kapsadığı belirlenmiştir. Yargıtay gayri menkul dairelerince kabul edilen ve ilke haline gelmiş bulunan uygulamaya göre bir kaydın başka bir taşınmaza revizyon görmesinin mutlaka o parsele ait olduğu anlamına gelmeyeceği tartışmasızdır. Bozma kararında da değinildiği gibi anılan vergi kaydı kesinleşmiş bulunan ve niza dışı 1273, 1270 ve 1269 sayılı parsellere de revizyon görmüştür. Ayrıca bu parsellere katılanların dayanağı tapu ve başka vergi kayıtları da revizyon görmüştür. Bir kaydın yanlışlıkla başka parsellere revizyon görmesi hiçbir zaman onlar aleyhine delil teşkil etmez. Hukuk kaideleri, hukuk dışı düşünceleri himaye etmez. Dayanılan vergi kaydının kemikli sınırı olan 1273 sayılı parselin güney bölümüne ait olması düşünülemez. O halde anılan vergi kaydının yol ve pınar sınırları arasındaki bölüme ait olduğunun kesin biçimde kabulü gerekir. Nitekim önceki bozma kararında da bu hususa değinilmiştir. Aksi düşünüldüğünde Yargıtay'ın sözü edilen bozma kararını oluşturmaması gerekirdi. Hal böyle olunca vergi kaydının yüzölçümü ile geçerli olduğu göz önüne alınarak yüzölçümü ile taşınmazın bir bölümünü kapsadığı sonucuna varılır. Ancak vergi kaydının değişebilir sınırlı olması ve kuzey yönü Pınar (Çeşme) ile sınırlandırılmış bulunmasına göre o sınırı geçmesi düşünülemez. Anılan vergi kaydının 1273 sayılı parsele de revizyon gördüğü göz önünde tutularak Pınar sınırından güneye doğru olan 1276 sayılı parseli kapsadığı ve bu bölüm üzerinde de 1937 yılından tesbit yılına kadar katılanların eklemeli zilyetlikleri bulunduğu göz önünde tutularak karar verilmesi gerekir. Hükmün bu düşüncenin ışığı altında kısmen bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Tutunulan vergi kaydında kuzey sınır pınar olarak gösterilmiştir. Bozma kararı çerçevesinde yapılan araştırma sonucuna göre söz konusu pınarın taşınmazın kuzey batısında bulunduğu belirlenmiş ve haritasında gösterilmiştir. Bu durumda vergi kaydının pınardan başlanmak sureti ile pınarın güneyindeki çekişmeli taşımaz kesiminin vergi kaydı miktarı kadar olanını kapsadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca taşınmazın bir bölümü vergi kaydı kapsamı içindedir. Bu kesimin zilyetlikle kazınılması mümkündür. Söz konusu pınarın kuzeyinde kalan taşınmaz kesimi ise vergi kaydının kapsamı dışında olduğundan ve davalı tarafın belgesiz zilyetlik yolu ile diğer taşınmazlardan edindiği miktar 100 dönümü aştığından pınarın kuzeyinde kalan kesimin ise ifrazen hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy