(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi katılan hazine ile davalı mirasçısı Ekrem ... istenilmekle duruşma için tebliğ edilen 10.7.2001 günü belirlenen saatte temyiz eden hazine vekili ile Ekrem .. vekili geldi. Gelenlerin huzuruyla duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu, dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 257 parsel sayılı 26000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak İzzettin.. adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı Salih...kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Hazine vergi kayıtlarına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece Hazinenin davasının reddine, Salih .. davasının kabulüne taşınmazın Salih ..adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm hazine ile davalı mirascısı Ekrem .. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kadastro tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı hazinenin tutunduğu vergi kayıtlarından hangisinin taşınmaza ait olduğu saptanmamış, yöntemine uygun şekilde yerine uygulanarak kapsamları belirlenmemiştir. Öte yandan tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte belirlenen hukuksal olgu da birbiri ile çelişmiştir. Daha açık bir anlatımla tespit tutanağı bilirkişilerinin sözleri ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri birbirine aykırıdır. Kadastro tespitinin 1957 yılında yapıldığı dikkate alındığında keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin olaylara dayanmayan soyut nitelikteki beyanlardan ibaret olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan uzman bilirkişi tarafından düzenlenen harita keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi öncelikle hazinenin tutunduğu vergi kayıtlarının oluşma nedenlerini gösterecek şekilde Özel İdare Müdürlüğünden onaylı örnekleri getirtilmeli, bundan sonra hazineye dava konusu taşınmaz için hangi vergi kaydına dayandığı açıklattırılmalı, hazinenin tutunduğu vergi kaydının dava dışı parsellere revizyon görüp görmediği sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise vergi kayıtlarının revizyon gördüğü parseller ile bunlara dıştan komşu parselleri çekişmeli taşınmaz ile bir arada gösterecek biçimde geniş kapsamlı birleşik harita ile dıştan komşu parsellerin dayanağı belgeler kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemine gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif ve uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle hazinenin tutunduğu vergi kaydı revizyon gördüğü dava dışı parseller göz önüne alınarak yerine uygulanmalı, kapsamları belirlenmeli, dava konusu taşınmazın hazinenin tutunduğu vergi kaydının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, bundan sonra tespit tutanağı bilirkişileri ölü oldukları dikkate alınarak tespit tutanağı içeriğinde açıklanan olgular dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı içeriği çeliştiği takdirde aykırılık giderilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile de aykırılık ortaya çıktığı takdirde bu çelişki de giderilmeli, ve özellikle dava konusu taşınmaz üzerinde kadastro tespitinin yapıldığı 957 yılından önce sürdürülün zilyetliğin başlangıç günü, süresi sürdürülüş biçimi hakkında bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi sözlerinde açıklanan Fahrettin .. girişimi ile tespitin yapılması, nedenleri üzerinde etraflıca durulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, komşu parsellerin tespitlerine dayanak yapılan kayıtlar ve tutanak içerikleri ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu parsel kayıtlarının uygulanmasında nizalı parsel yönü hazine olarak sınır tarif edildiğinde bunun nedenleri üzerinde durulmalı, ve özellikle hazinenin tutunduğu vergi kaydının taşınmaza ait olduğu belirlendiği takdirde vergi kaydının oluşma nedeni dikkate alınmalı ve toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kararının niteliğine göre Yargıtay duruşmasında kendilerini vekille temsil ettiren taraflar yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 10.7.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy