(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca davacı hazine tarafından tetkiki istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 2100 parsel s. 1640 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak Refika Akçil ve paydaşları adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen hazine taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden hazineye kalan yerlerden olduğunu ayrıca taşınmazın Ağrı dağı askeri yasak bölgesi içinde kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dava konusu taşınmazın 320/3200 payının hazine, 2880/3200 payının ise davalılar adına payları gösterilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden devlete kalan yerlerden olmadığı, yasak bölge dışında kaldığı tesbit tarihinde adlarına tescile karar verilen zilyetleri davalılar yararına 3402 S. Kadastro Yasanın 14. maddesi hükmünde ön görülen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Mahkemece Refika mirasçılarından Şefika'nın davayı kabul ettiği gerekçe gösterilerek taşınmazdaki Şefika payının hazine adına tescile karar verilmiştir. Kural olarak feragat ve kabul gibi irade beyanları yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün tüm sonuçlarını doğurur. Ne var ki Refika 1963 yılında vefat etmiştir. Miras bırakanın ölüm günü dikkate alındığında terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Yerel mahkemece İştirak halindeki paydaşlardan birinin kabulünün tereke aleyhine hukuki sonuç doğurmayacağı dikkate alınarak Şefika payının da adına tesciline karar verilmesi gerekirken mahkemece bu olgunun gözardı edilmiş olması isabetsiz ise de, temyiz edenin sıfatı nazara alındığından bu yanılgı bozma sebebi sayılmamıştır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen sair gerekçelere göre davacı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 13.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy