(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca davacı tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 6 parsel sayılı 804,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Saniye , Hikmet , Mehmet , Osman adlarına, 101 ada 17 parsel sayılı 1997,54 m2 ve 101 ada 37 parsel sayılı 815,11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Kaşçılar Köy Tüzel Kişiliği adına, 101 ada 38 parsel sayılı 697,98 m2, 119 ada 25 parsel sayılı 18021,32 m2, 119 ada 50 parsel sayılı 10273,40 m2, 119 ada 55 parsel sayılı 3507,99 m2, 119 ada 67 parsel sayılı 4500 m2 119 ada 75 parsel sayılı 3750 m2, 120 ada 13 parsel sayılı 4498,22 m2 121 ada 4 parsel sayılı 3600 m2 122 ada 3 parsel sayılı 120,07 m2, 122 ada 5 parsel sayılı 4284,56 m2 122 ada 7 parsel sayılı, 176,56 m2, 122 ada 10 parsel sayılı 169,05 m2, 123 ada 1 parsel sayılı 126,35 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar tapu ve vergi kaydına, miras hakkına, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Yıldız , Nuri , Aynur adına, 122 ada 2 parsel sayılı 307,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras ve paylaşma yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Hakkı adına, 122 ada 4 parsel sayılı 7639,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle hazine adına, 122 ada 9 parsel sayılı 199,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras hakkına paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak İsmail adına, 122 ada 12 parsel sayılı 6555.04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras hakkına, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak Necati ve Rabiya adlarına tespit edilmiştir. Davacı Yaşar tapu kaydına, miras hakkına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının reddine taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyiz konusu 101 ada 16, 17 ve 37 sayılı parseller ile 122 ada 2, 122 ada 4, ve 122 ada 12 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı, davacının taşınmazlar üzerinde iktisap sağlayan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Öte yandan 122 ada 9 sayılı parselin davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı ancak davacının miras bırakanı ve tapu kaydına göre paydaş olan Muhittinin taşınmazı 980 yılında davalı İsmail satıp zilyetliğini devrettiği ve o günden kadastro tespitinin yapıldığı güne kadar adı geçen davalı yararına Muhittin payı yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunun 13/B-b maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, böylece belirtilen taşınmazda davacının miras payının kalmadığı, mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği ile belirlenmiştir. Bu nedenlerle belirtilen parseller hakkında yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam peşin harcın mahsubuna, geriye kalan 1.160.000 lira ilam harcının davacıdan alınmasına,
2-Davacının dava ve temyiz konusu 101 ada 38, 119 ada 25, 50,55,67,75,120 ada 13, 121 ada 4, 122 ada 3,5,7,10 ve 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazların tarafların miras bırakanlarından miras yoluyla intikal ettiği ve sözkonusu parsellerde tarafların paydaş oldukları dosya içeriği ile belirlenmiştir. Bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece taraflar arasındaki paydaşlığın 945 yılında paydaşlardan davacının miras bırakanı Muhittin ile davalı tarafın miras bırakanı Kamil arasında yapılan paylaşma ile ortadan kalktığı ve bu paylaşmada davacı tarafa 101 ada 39, 101 ada 48, 122 ada 8, 120 ada 11, ve 122 ada 6 ve 9 sayılı parsellerin düştüğü, çekişmeli taşınmazlarında davalı tarafın miras bırakanı Kamil payına isabet ettiği, o tarihten tespit gününe kadar tarafların kendilerine düşen taşınmazları malik sıfatıyla ve bağımsız olarak tasarruf ettikleri kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, tapu kayıt maliklerinden davacının miras bırakanı Hacı Mehmetin 1340 yılında öldüğü, mirasçı olarak oğlu Muhittin ile karısı Feride ve diğer karısı Necibeye bıraktığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Bu durum karşısında yapıldığı ileri sürülen paylaşmanın geçerli olabilmesi için Feride ve Necibenin bu paylaşmaya katıldıklarının ve kendilerine de pay verildiğinin belirlenmesi, paylaşmayı kanıtlama yükümlülüğünün paylaşmayı ileri süren tarafa ait olduğunun gözönünde tutulması, bu nedenle davalı taraftan paylaşma iddiası ile ilgili delillerinin sorulması, Feride ve Necibe paylarının paylaşma sırasında ne olduğunun saptanılması, adı geçenlerin paylarını alıp almadıklarının ve paylaşmaya katılıp katılmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, adı geçenlerin paylaşmaya katılmadığının anlaşılması durumunda ya da paylarını başka şekilde aldıklarının belirlenememesi halinde paylaşmaya değer verilemeyeceğinin gözönünde tutulması, delillerin değerlendirilmesinde davacı adına paylaşma gereğince tespit edilip kesinleşen parsellerin de gözönünde tutulması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekir. Mahkemece açıklanan yönler gereği gibi aydınlığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.5.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy