(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 179, 436)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca davalı hazine tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 338 parsel sayılı 18700 m2 (187000 m2) ve 339 parsel sayılı 133600 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar dava dışı parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları miktar fazlası olarak tarla niteliğiyle hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazları komisyonca reddedilen Aziz ve Osman dava açmışlardır. Yargılama sırasında İbrahim Işık 338 parsel sayılı taşınmazın dedesinden kendisine kaldığını öne sürerek 338 sayılı parsel hakkındaki davaya katılmıştır. Mahkemece davaların feragat nedeniyle reddine, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı Osman mirasçıları Aziz ve Mehmet ve Aziz mirasçısı Abdülaziz ile davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Ali oğlu Aziz ve Osman in taşınmazlar hakkında dava açtığı kabul edilerek yapılan araştırma ve soruşturma sonucunda davacıların davadan feragat ettikleri gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Ali oğlu Osman ve Aziz in 1.2.977 havale günlü dilekçeleri içeriği dikkate alındığında kadastro mahkemesine, komisyon kararına karşı dava açmadıkları görülmektedir. Dava dilekçesinin ne biçimde düzenleneceği usulün 179.maddesinde açıklanmıştır. Davacılar dava konusu taşınmazlarla bir ilgilerinin bulunmadığını belirtmişlerdir. Kaldı ki, taşınmazların adlarına tescilini de istememişlerdir. Bu durumda davacılar yönünden kadastro tespitleri kesinleşmiştir. Ortada derdest, yöntemine uygun açılan bir dava bulunmadığına göre katılmada söz konusu değildir. Mahkemece bu olgular ve tesbitlerin kesinleştiği dikkate alınarak kütüklerin devri halinde çekişmeli taşınmazların tutanak ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, açılan bir dava varmışcasına işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının tümünün hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine dava konusu 338 ve 339 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin kesinleştiği dikkate alınarak kütüklerin devri halinde tutanak eki ve belgelerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine hükmün sonucuna göre harç alınmasına ve taraflara yargılama gideri yükletilmesine yer olmadığına sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 19.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy