(3402 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle duruşma için tebliğ edilen 14.5.2002 günü belirlenen saatte temyiz edenler hazine vekili avukat Faik Tanlık ve Mehmet Nezir Tulga ve 6 paydaşı vekili avukat Rahmi Akyürek geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu, dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 876 ada 11 parsel sayılı 166371,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak taşlık arazi niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar Hasan Tulga, Mehmet Nezir Tulga, Halef Tulga, Mahmut Tulga, Abdullah Tulga, Abdi Öztop, Abdülgani Binbir, İzzettin Mengirkaon taşınmazın belli bölümleri hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine, taşınmazın davalı hazine adına tapuya tesciline taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet okul ve 1 adet okul inşaatının Milli Eğitim Bakanlığı adına, fidan ve ağaçların ise davacılardan Halef Tulga adına muhtesat olarak beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Hasan Tulga dışında kalan davacılar vekili Av. Adnan Bilen'e aleyhindeki mahkeme hükmünün 3.8.2001 tarihinde tebliğ edildiği adı geçenin temyiz dilekçesini 6.9.2001 tarihinde mahkeme kalemine verdiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Davaya bakan mahkeme ile dava niteliğine göre Adli tatil içerisinde sürelerin işleyeceği tartışmasızdır. Hal böyle olunca Hasan Tulga dışında kalan davacılar vekili Avukat Adnan Bilen'e aleyhindeki mahkeme hükmünün tebliği ile temyiz dilekçesinin mahkemeye veriliş günleri arasında yasada belirtilen temyiz süresi geçmiştir. Açıklanan nedenle Adı geçenlerin temyiz inceleme isteklerinin süre aşımı nedeniyle REDDİNE,
2- Davacı Hasan Tulga'nın temyizi 876 ada 11 parsel sayılı taşınmazın haritasında (E) harfi ile gösterilen 2694,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kesimi ile ilgili hükme yöneliktir. 876 ada 11 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu kesiminin kadastro tespitine dayanak yapılan idari yoldan oluşan hazinenin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı tapu kaydının oluştuğu dönemden önce davacı Hasan Tulga'nın temyiz konusu bölüm üzerinde iktisap sağlayan zilyetliğinin bulunmadığı gibi taşınmazın niteliği itibari ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık ve kayalık olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davacı Hasan'ın davasının reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı Hasan Tulga'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3- Hazinenin temyiz inceleme isteğine gelince; Hazinenin temyizi muhtesata yöneliktir. Kural olarak kadastro hakiminin görevi tespit günündeki hukuksal duruma göre uyuşmazlığı çözümlemekten ibarettir. Tespit gününden sonra doğan haklarla ilgili uyuşmazlıkların çözüm yeri genel mahkemelerdir. Taşınmazın tespiti 11.10.1993 gününde yapılmıştır. Muhtesatların niteliği ve cinsi dikkate alındığında tespit gününden sonra meydana getirildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü dikkate alınarak muhtesatların hüküm yerinde gösterilmemesi gerekirken yanılgıya dayanılarak muhtesatın cinsi ve meydana getirenlerin kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi isabetsiz hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3. paragrafının hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine taşınmaz üzerindeki muhtesatların tespit gününden sonra meydana getirildiği dosya kapsamı ile belirlendiğinden muhtesatın meydana getirenler yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünün uygulanmasına yer olmadığına sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren hazine yararına takdir ve tespit olunan 50.000.000 lira avukatlık parasının davacılardan alınarak davalı hazineye verilmesine, 14.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy