(3402 S. K. m. 5)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 141 ada 45 parsel sayılı 2767 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Davut E. adına tespit edilmiştir. tespite karşı Latif E. ve arkadaşları tarafından açılan dava Ayvacık Kadastro Mahkemesinin 8.4.1999 tarih 996/26 esas, 999/4 karar sayılı ilamı ile red edilerek davacı tarafın temyizi üzerine de Yargıtay YEDİNCİ HUKUK DAİRESİncede onanmıştır. tespitten önce davacı Latif E. tarafından Hazine, Köy Tüzel Kişiliği Melek E. ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Latif E. ve paydaşları tarafından dava konusu 141 ada 45 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki davalı Davut E. aleyhine kadastro mahkemesine açılan davanın reddine taşınmazın tespit gibi Davut E. aleyhine tesciline karar verildiği hükmün yargı denetiminden geçerek kesinleştiği, bu nedenlerle davanın konusu kalmadığından sözedilerek sicil oluşturmaksızın tespit gününden önce asliye mahkemesine açılan ve görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak tespit gününden önce asliye hukuk mahkemesine açılan bir dava bulunduğuna ve derdest olduğuna göre çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 3402 sayılı kadastro kanunun 5.maddesi hükmü gereğince yapıldığının kabulü gerekir. Bir başka deyişle malikhanesinin doldurulmuş olmasının hukuksal bir değeri yoktur. Öte yandan kadastro mahkemesine açılan davanın reddine karar verilerek yargı denetiminden geçerek kesinleşmiş olması da sonucu etkilemez. Kaldıki sonuçlanan ve kesinleşen davada hazine taraf olmadığı için hazineyi bağlayacağı düşünülemez. O halde dava konusu taşınmazın tespitinin 3402 sayılı kadastro kanunun 5 maddesi gereğince yapıldığı dikkate alınmalı, tutanak ve eki dava dosyası asliye mahkemesinden görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılan dava dosyası ile birleştirilmeli, yöntemine uygun şekilde 30 günlük askı ilanları yapılmalı, tespit maliki davalı Davut E'a yöntemine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, Davut E'dan davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmalı, öncelikle dava dilekçesi yerel bilirkişiye okunmalı, Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın kapsamı belirlenmeli, Davut E. adına daha önce kadastro mahkemesine açılan dava sonucunda çekişmeli taşınmazın Davut E. adına tesciline karar verilerek tapu sicili oluşmasının hukuksal bir değer taşımayacağı, tespitin kesinleşmeyeceği dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine görede sair yönlerin şimdilik incelenmesine yerolmadığına, 7.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy