(1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 117 ada 18 parsel sayılı 2432,35 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz dava dışı parsellere uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak hazine adına tespit edilmiştir. İhsan Altunbaş imar ve ıslahının uzun yıldan beri kendisi tarafından yapıldığını yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece dava konusu parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 432,59 m2 bölümünün davacı İhsan Altunbaş adına tesciline geriye kalan kısmının tespit harici bırakılmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçe gösterilerek kadastro dışı bırakılmasına, bir bölümü üzerinde davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği belirtilerek davacı adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Her ne kadar bilirkişilerin 1.11.2000 tarihli raporuna ekli krokide taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, bir bölümünün dışında kaldığı belirtilmiş ve diğer bilirkişi kontrol mühendisi de buna bağlı olarak aynı doğrultuda harita ve rapor düzenlemiş ise de bilirkişiler Ziya Kırmacı ve Ömer Aydın Türüdü tarafından düzenlenen 1.11.2000 tarihli raporda taşınmazın tamamı hakkında açıklamalarda bulunulmuş özellikle raporun sonuç kısmının 2. maddesinde taşınmazın tamamının denizel kökenli kumsal kumlarından oluştuğu, 4. maddede taşınmazın bulunduğu alanda tarım yapmaya elverişli ve yeterli bir toprak oluşumuna rastlanmadığı belirtilmiş, kıyı kenar çizgisi konusunda açıklama yapılmamıştır. Bu durumda rapor içeriği ile buna ekli kroki ve bilirkişi Ertuğrul Çöl tarafından düzenlenen kroki çelişkili duruma gelmiştir. Bu çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz. O halde bilirkişilerden ek rapor istenilmeli, bu çelişkinin nedeni sorulmalı, çelişki giderilmeli, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıp kalmadığı açıklattırılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy