(3402 S. K. m. 5, 14, 30)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 107 ada 6 parsel sayılı 4828180 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen zilyetliğe dayanılarak İbrahim A. adına tespit edilmiştir. Tesbitten sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde İbrahim A. tarafından hazine ve Çaltıkoru Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 107 ada 6 sayılı parselin teknik bilirkişinin düzenlediği 28.11.2001 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 31270.91 m2 bölümünün, (B) harfi ile gösterilen 12805.89 m2 bölümünün tarla vasfı ile davası adına kamulaştırılan kırmızı renk ile gösterilen 1554.07 m2 bölümü ile 4205 m2 bölümünün kamulaştırıldığı da tapuda belirtilmek suretiyle tarla niteliği ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespiti 2.5.1995 tarihinde yapılmıştır. Tescil davası ise Asliye Hukuk Mahkemesine tespitten sonra 16.5.1995 tarihinde açılmıştır. Ne var ki askı ilanları henüz yapılmamıştır. Hal böyle olunca tespitin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca yapıldığının kabulü gerekir. Bu olgu dikkate alındığında çekişmeli taşınmazın malik hanesinin İbrahim A. adına doldurulmuş olmasının hukuksal bir değeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30.maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bunun doğal sonucu olarak yerel mahkemenin gerçek hak sahibini belirleyeceği de tartışmasızdır. Olaya bu açıdan bakıldığında 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespitten önce bölgede yapılan ve kesinleşen orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamı dışında kaldığı orman sayılan yerlerden olmadığı dikkate alındığında uzman bilirkişi Halil İbrahim K. tarafından düzenlenen 28.11.2001 tarihli haritada (A) harfi ile işaretli 31270,91 m2 (B) harfi ile işaretli 12805,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kesimleri üzerinde asliye hukuk mahkemesine açılan görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın açıldığı günde adına tescile karar verilen zilyet davacı yararına 3402 sayılı kanunun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarını gerçekleştiği mahkeme yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenlerle davalı hazinenin davacı adına tescile karar verilen bölümlerle ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki aynı haritada kırmızı renklerle taralı 1554.07 m2 baraj gövdesi için kamulaştırılan kesim ile sol sahil ulaşım yolu olarak kamulaştırılan 4205 m2 yüzölçümündeki bölümlerin kamulaştırılmakla mülkiyetinin kendiliğinden kamulaştırılan idareye geçeceği dikkate alınarak bu bölümlerin devlet su işleri genel müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması isabetsiz davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy