(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Bayram Sağır tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 814 parsel sayılı 5650 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Mümin Sağır adına tespit edilmiştir. Davacılar Kani Budulgan, Ali Budulgan ve Mehmet Budulgan vekillerinin tapu kaydına dayalı itirazları üzerine kadastro müdürlüğünce tespit öncesi Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davacılar Kani, Şerife, Ali, Mehmet Budulgan'ın davalılar Cemil Pamuk ve arkadaşları aleyhine tapu kaydına dayanılarak açılan Mümin Sağır'ın davaya dahil edildiği elatmanın önlenmesi davası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davacıların davasının kabulüne, dava ve temyiz konusu 814 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile dava konusu olup temyize getirilmeyen 813 sayılı parselin haritasında (A) harfi ile gösterilen 2621 m2'lik kısmının davacılar Kani Budulgan, Mehmet ve Ali Budulgan mirascıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Mümin Sağır mirasçısı Bayram Sağır tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Taraflar ayrı ayrı tapu kaydına dayanmışlardır. Davacı tarafın tutunduğu revizyonu bulunmayan Şubat 1936 tarih 659 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazı yüzölçümü ile kapsadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten tutunulan tapu kaydında doğuda tarif edilen yol batıda tarif edilen dere, kuzeyde tarif edilen molla Tevfik ve İslam tarlası esas alındığında mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygundur. Gerçekten çekişmeli taşınmazın kuzey sınırını oluşturan 815 parsel sayılı taşınmazın tespitine dayanak yapılan tapu kaydı güneyde davacıların tutunduğu tapu kaydının maliklerinden İsa oğlu Raşit'i sınır okumaktadır. Bu olgular dikkate alındığında davalı tarafın tutunduğu Temmuz 1942 tarih 7 sayılı tapu kaydının kapsamının davacı tapusunun güneyinde aranması gerekir. Nitekim, bu olgu uzman bilirkişi raporunda da açıkça vurgulanmıştır. Kuşkusuz davalı taraf 814 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan komşu taşınmazlara yönelik olarak tapu kaydının kapsamını dava edebilir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 1.720.000 lira ilam harcının hükmü temyiz edenden alınmasına, 01.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy