(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 193 ada 24 parsel sayılı 6449,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı aynı ada 3 sayılı parsele uygulanan emlak kaydının miktar fazlası olarak harman yeri niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Arif, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak hazine ve belediye başkanlığını hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde harman yeri olmadığı, tespit gününde taşınmazda davacı yararına belgesiz zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşularının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz harman yeri olarak sınırlandırıldığına göre taşınmazın kamu malı niteliğinde harman yeri olup olmadığının davada y.ararı olmayan komşu köyler halkı arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıkların dinlenilmesi suretiyle araştırılması gerekir.
Açıklanan ilkeye göre araştırma yapılmaması başlı başına bozma nedenidir. Tutanak bilirkişileri taşınmazın harman yeri olduğunu haber verdiklerine göre tümünün dinlenilmesi icap eder. Delillerin değerlendirilmesinde taşınmaza komşu parsellerin tutanak içeriği ve dayanağı belgelerinde dikkate alınması zorunludur.
Öyle ise öncelikle taraflardan davada yararı olmayan komşu köyler halkından gösterecekleri tanıkları sorulup saptanmalı, ondan sonra taşınmazın başında davada yararı olmayan komşu köyler halkı arasından seçilecek yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif ve uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi taraf tanıkları ve tutanak bilirkişileri taşınmazın başında ayrı ayrı dinlenilmeli, kendilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı, sözleri ile tutanak içeriği arasında meydana gelecek çelişkiler giderilmeli, delillerin değerlendirilmesinde taşınmazın güney sınırını oluşturan 17 sayılı parselin harman yeri olarak tespitinin kesinleştiği 4 sayılı parselin ise belgesiz olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılmalı, bu değerlendirmeye göre dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde harman yeri olmadığı sonucuna varıldığı takdirde davacının adına tespit edilen 3 sayılı parsele revizyon gören emlak kaydının 1981 tarihli olduğu emlak kaydının 981 yılı ile taşınmazın tutanağının düzenlendiği 2000 yılı arasında yasada öngörülen 20 yıllık iktisap süresinin gerçekleşmediği dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu nedenlerle hazinenin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.3.2002 gününde oybirliği karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy