(3402 S. K. m. 14, 16/C)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine ile davacı Halit vekili olarak Av.Serhat tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 110 ada 1 ve 27 parsel sayılı 156808.15 ve 12022.59 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Halit kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Dava sırasında Hüseyin, Temur ve Mehmet davacı yanında davaya katılmışlardır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi gereğince 27 parsel sayılı taşınmazın tespit dışı bırakılmasına, ilgililerin genel hükümlere göre dava açmakta muhtariyetlerine, 1 parsel sayılı taşınmazın Temur oğlu Halit ile Mehmet oğlu Hüseyin adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine ile davacı Halit vekili olarak Av.Serhat tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 27 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığı ve su altında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Bu nedenlerle davacı Halit'in anılan parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 4.960.000 Tl.ilam harcının davacıdan alınmasına,
2- 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında oluşturulan hükme yönelik davalı hazinenin temyiz itirazlarına gelince: Temyize konu taşınmaz kadastro tespiti sırasında ham toprak niteliği ile hazine adına tespit edildiği, oysa taşınmazın tarım toprağı niteliğinde bulunduğu, dinlenen bilirkişi, tanık sözleri ve ayrıca dinlenen tespit bilirkişileri anlatımları, tarım uzmanı bilirkişi raporuyla saptanmıştır.
Dava konusu taşınmazın öncesinin katılan davacılar Temur ve Mehmet'in miras bırakanları Hüseyin'e ait olduğu anılan kişinin keşif tarihinden 35 yıl evvel öldüğü, ölümü sonucu taşınmazların mirasçıları bulunan Temur ve Mehmet'e kaldığı, adı geçenlerinde taşınmazı kendi mirasçılarına hibe ettikleri, toplanan delillerle belirlenmiştir. Her ne kadar dava konusu taşınmazın 1/2 pay olarak Temur ve Mehmet tarafından kullanıldığını bilirkişi ve tanıklar haber vermişler ise de; taşınmazın kök miras bırakandan kaldığı bu nedenle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre davalılar ayrı ayrı 100 dönüm değil, tek 100 dönüm taşınmaz iktisap edebilirler.
Dava konusu taşınmazın yüzölçümü 156808 m2 olduğu gözönünde tutularak niza dışı taraflar adına tespit edilen ve kesinleşen taşınmazların kadastro tutanak örnekleri de getirtilmek suretiyle Temur ve Mehmet adına belgesizden taşınmaz tespit edildiği saptandığında bunların yüzölçümleri gözönünde tutulmalı, adı geçenlere tercih hakları da hatırlatılmak suretiyle ancak belirlenecek miktar kadar taşınmaz bölümünü ifraz edilmek suretiyle Temur ve Mehmet mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Sonuç: Bu konuda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, hazinenin bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy