(3402 S. K. m. 16, 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 253 parsel sayılı 218 500 m2 ve 254 parsel sayılı 420500 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar pay tapu kayıtlarına miras ve tapu dışı pay satışlarına ve zilyetliğe dayanılarak davalılar Hasan Gira (Giray) ve paydaşları adlarına tespit edilmiştir. Tapu kayıt miktar fazlasına yönelik itirazları reddolunan hazine aynı nedenlerle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine taşınmazların tespit gibi davalılar adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu pay tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Hazinenin davası tapu kayıt miktar fazlasına yöneliktir. Hal böyle olunca tespite dayanak yapılan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tutunulan tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı yönünde toplanmıştır. Uzman bilirkişi Gürkan Subaşı tarafından düzenlenen 12.7.2001 günlü harita ve eki raporda dava konusu taşınmazlardan 253 parsel sayılı taşınmazın kuzey, doğu ve güney kısmını oluşturan komşu 255 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Arada ayırıcı doğal yada yapay nitelikte bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Çekişmeli taşınmazların toplam yüzölçümü 639.000 m2'dir. Dayanılan tapu kaydının oluştuğu günde bir dönüm 919 m2'dir. Hal böyle olunca tapu kaydının gerçek yüzölçümünün 587.241 m2 olduğunun kabulü gerekir. Kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri eylemli duruma uymadıkça eylemli duruma değer verilmesi zorunludur. Tapu kaydında doğuda "Külek çayı" sınır tarif edilmiştir. Külek Çayının uzman bilirkişi haritasında 255 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmazın doğu sınırını oluşturduğu görülmektedir. Hal böyle olunca tapu kaydında doğuda tarif edilen sınır yeri dava konusu 253 parsel sayılı taşınmazı kuzey, güney ve doğusunu açık kalmayacak şekilde kapatmamaktadır. Bu durumda dayanılan tapu kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğunun kabulü gerekir. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü gereğince bu nitelikteki kayıtlarının kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur. Hal böyle olunca davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu 254 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 253 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü kapsadığının kabulü gerekir. O halde tapu kaydına yüzölçümü ile kapsam belirlenmesi zorunludur. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 253 parsel sayılı taşınmazdan komşu 255 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaza sınır oluşturacak şekilde 51.759 m2 yüzölçümündeki bölümün ifraz edilerek 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü gereğince mera olarak sınırlandırılmasına, dava konusu 253 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 218.500 m2'lik kesimi ile 254 parsel sayılı taşınmazın tümünün davalı taraf adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy