(1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 118 ada 45 parsel sayılı 1209.87 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz aynı ada 12 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının yüz ölçümü fazlası olarak üzerindeki 2 katlı kargir binanın da Ragıpoğlu Şükrü Soğancı'ya ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Şükrü Soğancı tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, hükmün dayanağı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 15.2.2001 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 438.17 m2 lik kısmının davacı adına tapuya tesciline, taşınmazın geriye kalan kısmının tespit harici bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava konusu taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçe gösterilerek kadastro dışı bırakılmasına, bir bölümü üzerinde davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği belirtilerek davacı adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Her ne kadar bilirkişilerin 15.2.2001 tarihli raporuna ekli krokide taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, bir bölümünün dışında kaldığı belirtilmiş ve diğer bilirkişi kontrol mühendisi de buna bağlı olarak aynı doğrultuda harita ve rapor düzenlemiş ise de bilirkişiler Ziya Kırmacı ve Ömer Aydın Türüdü tarafından düzenlenen 1.11.2000 tarihli raporda taşınmazın tamamı hakkında açıklamalarda bulunulmuş özellikle raporun sonuç kısmının 2. maddesinde taşınmazın tamamının denizel kökenli kumsal kumlarından oluştuğu, 4. maddede taşınmazın bulunduğu alanda tarım yapmaya elverişli ve yeterli bir toprak oluşumuna rastlanmadığı belirtilmiş, kıyı kenar çizgisi konusunda açıklama yapılmamıştır. Bu durumda rapor içeriği ile buna ekli kroki ve bilirkişi Ertuğrul Çöl tarafından düzenlenen kroki çelişkili duruma gelmiştir. Bu çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz. O halde bilirkişilerden ek rapor istenilmeli, bu çelişkinin nedeni sorulmalı, çelişki giderilmeli, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıp kalmadığı açıklattırılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy