(3402 S. K. m. 5) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Y. A. mirasçılarından B. A. tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 13 parsel sayılı 3046 m2, 102 ada 14 parsel sayılı 1643 m2, 102 ada 15 parsel sayılı 1883 m2, 102 ada 16 parsel sayılı 842m2, 102 ada 17 parsel sayılı 3006 m2, 102 ada 18 parsel sayılı 3046 m2, 102 ada 19 parsel sayılı 1403 m2, 102 ada 20 parsel sayılı 1443 m2, 102 ada 21 parsel sayılı 2886 m2, 102 ada 22 parsel sayılı 559.90 m2, 102 ada 23 parsel sayılı 1042 m2, 102 ada 24 parsel sayılı 1282 m2, 102 ada 25 parsel sayılı 536.50 m2, 102 ada 27 parsel sayılı 2332 m2, 102 ada 28 parsel sayılı 1073.31 m2, 102 ada 29 parsel sayılı 1122 m2, 102 ada 30 parsel sayılı 1088.78 m2, 102 ada 31 parsel sayılı 1082 m2, 102 ada 32 parsel sayılı 468.68 m2, 102 ada 33 parsel sayılı 379 m2, 102 ada 34 parsel sayılı 1379 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tesbitleri davalı olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak sureti ile tesbit edilmiş ve Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Tesbitten önce Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine tarafından Y. A. ve arkadaşları aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davası sonuçlandırılıp Yargıtay'dan da geçerek kesinleştirilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 102 ada 17 sayılı parselin davalı D. U. adına, 102 ada 18 sayılı parselin davalı Halil İbrahim Kalyoncu adına, 102 ada 13, 14, 15, 16, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34 sayılı parsellerinde davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Yaşar Altun mirasçılarından B. A. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların tesbitleri 24.10.1990 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü gereğince malik haneleri açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tesbit gününden önce davacı hazine tarafından davalılar Y. A. ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde 17.9.1985 tarihinde açılan elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemeden verilen 21.12.1988 gün, 1985/93, 1988/182 E.K. sayılı hükmün yargı denetiminden geçerek 24.5.1991 tarihinde kanun yolları kapanmış sayılacağından kesinleştiği tartışmasızdır. Mahkemece yapılacak iş kesinleşen ilamın dayanağı tesbitten önce Asliye hukuk Mahkemesinde açılan ve sonuçlanan davanın dayanağı ilam ve eki haritanın kapsamını sağlıklı biçimde belirlemekten ibarettir. Uzman bilirkişi H. U. tarafından düzenlenen 28.6.2001 günlü harita ve rapor kesinleşen mahkeme ilamının dayanağı haritanın uygulanması yönünden yetersiz keşfi ve uygulamayı izlemeye imkan vermediğinden yetersiz haritanın uygulanmasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut nitelikte olup gerekçesizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahkemece taşınmazlar başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi aracılığı ile yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazlar ile onlara dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı kadastro paftası ile men'i müdahale davası sonucunda verilen ve kesinleşen hükmün dayanağı 20.12.1988 günlü Ö. Ç. tarafından düzenlenen harita yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yöntemine uygun şekilde ölçekleri eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı kesinleşen ilamın dayanağı haritanın kapsamı duraksamasız belirlenmeli, uygulamada haritalarda özellikle kadastro paftasında tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, kesinleşen ilamın dayanağı haritanın kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden yöntemine uygun bir kadastronun bulunmadığı daha açık bir anlatımla 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmünce tesbit yapılamayacağından bu taşınmazların olağan yönteme uygun şekilde kadastrosunun tamamlanması için tutanak ve eki belgelerin kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesine, kesin hükmün kapsamı olan taşınmazlar yönünden ise kesin hükmün taraflarını, içerdiği miktarla bağlayacağı dikkate alınmalı, ilamın dayanağı harita kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden koşulları usulün 237. maddesi hükmünde düzenlenen biçimde kesin hükmün söz konusu olmadığı dikkate alınmalı, deniz sınırı yönünden 3621 Sayılı Kanun uyarınca araştırma yapılmalı bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy