(3402 S. K. m. 9, 28, 29) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Ayhan tarafından incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1169 parsel sayılı 820 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Ayşe, Şefika, Rafiye adına tespit edilmiştir. Davacı Ayhan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Ayhan tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Aynı davacının aynı tapu kaydına dayanarak 990/377 esas sayılı dosyada görülen başka parseller hakkında da dava açtığı incelenen dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Kural olarak aynı kişiler arasında aynı nedenlere dayalı olarak açılan davaların birlikte görülmesi gerekir. Bu nedenle öncelikle bu dosya 990/377 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmeli, dosyada bulunmayan komşu parsellere ait kayıtlar getirtilmeli, davacının dayandığı tapu kaydının kapsamı tam olarak belirlenmeli, komşu parsel kayıtlarıyla denetim yapılmalı, özellikle davalıların bir kısım payları davacının dayandığı tapu kaydında paydaş olan kişilerden satın almış olmaları karşısında tapu kaydının bu yörede hangi taşınmaza ait olduğu açıklığa kavuşturulmalı, davacının dayandığı tapu kaydının haneye ilişkin olması nedeniyle ve dava konusu taşınmazlardan sadece 1173 parsel sayılı taşınmazın içerisinde ev olduğu göz önüne alındığında tapu kaydının bu taşınmaza ait olup olmadığı sağlıklı bir şekilde saptanmalı, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazlardan hangisine ait olduğu belirlendiği takdirde davacının tapu kaydındaki payını satmadığı, halen üzerinde bulunduğu göz önünde tutulmalı ve davacının payı ile sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklandığı şekilde inceleme, araştırma ve uygulama yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy