(221 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi hazine A
G
ve 66 arkadaşı T
Genel müdürlüğü tarafından istenilmekle duruşma için tebliğ edilen 5.3.2002 günü belirlenen saatte temyiz eden hazine vekili avukat U
S
, A
G
ve 66 arkadaşı vekili avukat İ
T
, T
Genel Müdürlüğü vekili avukat K
A
, aleyhine temyiz istenilen M
K
ve arkadaşları vekili avukat İ
A
, Ş
S
ve 5 arkadaşı vekili avukat F
E
geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu, dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün dayandığı tapu kaydının varsa dayanağı haritasının getirtilmesi, varsa haritasının yoksa taraf tapularının mahalline uygulanması uygulamada komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlardan yararlanılması, taşınmazların tamamının veya bir bölümünün B
K
'ın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalması halinde Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü yararına 221 sayılı kanunda öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulması gerçekleşmemiş ise önceki tarihli tapu kaydına değer verilerek hüküm kurulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün davasının reddine, B
K
mirasçıları ve arkadaşlarının davalarının kabulüne, 245 ila 324 sayılı parsellerin davacılar B
K
mirasçıları ve paydaşları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü davalılar hazine A... G
S
Ş
ve davada taraf olmayan C
K
tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden C
K
bu davada taraf olmadığı gibi, temyiz ettiği karar da Çarşamba Kadastro Mahkemesinin 18.7.1966 tarih, 1965/58 esas, 1996/491 karar sayılı ilamıdır. Adı geçenin temyiz dilekçesinin yanlışlıkla bu dosya arasına konulduğu anlaşıldığından C
K
'in temyiz talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, dosya mahalline ulaştığında temyiz dilekçesinin ilgili dosya arasına konulmasına,
2- Davalılar A
G
ve S
Ş
önceki günlü aleyhlerindeki hükmü temyiz etmemişler, yeni verilen kararla da önceki karardan farklı olarak aleyhlerine bir hüküm kurulmadığından adı geçen davalıların temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE,
3- Davacı Devlet Üretme Çiftliği ile davalı hazinenin temyiz inceleme isteklerine gelince; Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere de uygun değildir. Bozma ilamında özellikle dava konusu taşınmazların tamamının veya bir kısmının davacı B
K
mirasçılarının dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı saptanır ise 221 sayılı kanunda öngörülen koşulların devlet üretme çiftliği yararına gerçekleşip gerçekleşmediği yönleri üzerinde durulması öngörüldüğü halde bu konuda hiç bir inceleme yapılmamıştır. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydında doğu sınırında yazılı KocaormanAşlıpelit, Ağcasaz, batı ve Kuzey sınırda yazılı Karadeniz, güney sınırında yazılı çınarlık ve Ağcasaz yönünden bu kayıt değişebilir nitelikte sınırlı olduğu halde bu husus gözardı edilerek tapu kaydının sabit sınırlı olarak kabulü doğru değildir. Ayrıca kuzey ve batı sınırında karedeniz, doğu sınırında Çarşamba ırmağı yazılı olduğu ve eylemli olarak bu sınırlarda deniz ve ırmak bulunduğu halde kıyı kenar çizgisi yönünden hiçbir araştırma yapılmamıştır. Eksik soruşturma ile hüküm kurulamaz. Bu nedenle öncelikle yörede kıyı kenar çizgisi uygulaması yapılıp yapılmadığı sorulmalı, varsa buna ait belgeler getirtilmeli, kesinleşip kesinleştiği araştırılmalı ayrıca Çarşamba ırmağının daha önce yatağının nereden geçtiğini gösterir davacı tarafın dayandığı tapu kaydı tarihine en yakın tarihe ait haritası getirtilmeli, bulunamadığı takdirde daha sonraki tarihli harita getirtilmeli yapılacak keşifte kesinleşen kıyı kenar çizgisi var ise yerine uygulanmalı, nereden geçtiği saptanmalı, kesinleşen kıyı kenar çizgisi bulunmadığı takdirde 3621 sayılı kanuna göre oluşturulacak bilirkişi kurulundan kıyı kenar çizgisini belirlemeleri istenmeli keşfi izlemeye yarayan ayrıntılı harita ve rapor alınmalıdır. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı değişebilir nitelikte sınırlı olduğundan ve bu tür kayıtlar miktarı ile geçerli olduğundan kuzey ve doğu sınırları esas alınarak miktarı kadar yer tapu kaydı kapsamı olarak ayrılmalı, bu bölümün dışında kalan taşınmazlar üzerinde davacı tarafın hiçbir hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Tapu kaydı miktarı göz önünde tutularak ayrılan bölümde de bozma ilamında belirtildiği üzere 221 Sayılı Kanunda öngörülen koşulların Devlet Üretme Çiftliği yararına gerçekleşip gerçekleşmediği yönleri üzerinde durulmalıdır. Her ne kadar tapu kaydı miktarı eski dönüm itibari ile 600 dönüm olup karşılığı 551400 m2 ve ayrıca davacı tarafın dayandığı 600 dönümlük otlakiye niteliğinde vergi kaydı mevcut ise de her iki kaydın içi içe geçtiği anlaşılmıştır. Kural olarak miktarı fazla olan kaydı değer verilir ise de gerek tapu kaydı gerekse vergi kaydı otlakiye niteliğindedir. Dosyada bulunan kira sözleşmelerinden davacı tarafın bu taşınmazları otlakiye olarak kiraya verdikleri anlaşılmıştır. Taşınmaz üzerinde sadece hayvan otlatmak zilyetlikle mülk edinmek için yeterli değildir. Bu durumda vergi kaydı miktarına değer verilmesi ve buna ek olarak zilyetlikle 100 dönümün davacılar adına tesciline karar verilmesi mümkün değildir. Ancak tapu kaydının değer verileceğinden ve tapu kaydı miktarı kadar yerin davacı tarafa ait olduğu kabul edileceğinden tapu miktarı karşılığı olarak 551400 m2'lik bölümün sabit kabul edilen kuzey ve doğu sınırından başlamak üzere belirlenerek davacı taraf adına tescili gerekir. Tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümlerde hazine tarafından geçmişte yapılan kamulaştırma işlemleri nedeni ile ve Çarşamba Asliye 1. Hukuk mahkemesin 15.11.1995 gün 994/426-455 sayılı ilamı ile 280 parselden 1918 m2'lik bölümün yine Çarşamba Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.1994 gün 994/379-151 sayılı kararı ile 283 sayılı parselde 2865 m2'lik bölümün ve Çarşamba Asliye Hukuk Mahkemesini 25.10.1994 gün 994/380-152 sayılı kararı ile 276 parselde 97 m2'lik bölümün kamulaştırıldığı anlaşıldığından bu bölümlerin hazine adına tesciline karar verilmelidir. Bu durumda tapu kaydı miktarı olan 551400 m2'lik bölüm üzerinde 221 sayılı kanuna göre Devlet Üretme Çiftliği yararına koşullar gerçekleşmemiş ise bu bölümün davacı taraf adına kamulaştıran bölümlerin hazine adına tesciline karar verilmekle birlikte hazine 3.5.1944 gün 7 sayılı tapu kaydı ile 2632 hektarlık taşınmazı tapu komisyonu kararı ile kendi adına oluşturduktan sonra 15.10.1952 gün 71 sayılı kayıtla Devlet Üretme Çiftliği Genel Müdürlüğüne devrettiğinden ve bu genel müdürlüğün adı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü olarak değiştirildiğinden davacılar ve hazine adına tesciline karar verilerek bölümler dışındaki tüm taşınmazların Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerine ve dosya içeriğine uymayan gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Hazinenin ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Hazine vekili için takdiren 50.000.000 TL., Tarım İşletmeleri vekili için takdiren 50.000.000 lira vekalet ücretinin davacılardan alınarak Hazine ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne verilmesine, 17.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy