(3402 S. K. m. 13)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 22.10.2002 günü belirlenen saatte temyiz eden Fadime Çetin ve arkadaşları vekili avukat Hamza Kale, aleyhine temyiz istenilen Ali Aydın vekili avukat Kudret Öztürk geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 149 ada 9 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Ali Aydın, aynı ada 15 parsel sayılı taşınmaz da 6.3.1970 tarih 12 nolu belediye encümen kararına dayanılarak Mustafa Çetin adına tespit edilmiş, iki taşınmaz arasında ortak sınır yönünden dava bulunduğundan yüzölçümleri haneleri boş bırakılmıştır. Tespitten önce davacı Ali Aydın tarafından davalı Mustafa Çetin aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne taşınmazların davacı adına yüzölçümleri haneleri doldurularak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar Mustafa Çetin mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu her iki taşınmazın Belediyenin satışı ile oluşan 8.3.1955 gün 6 sayılı tapu kaydının sınır ve haritası ile kapsamında kaldığı bu tapu kaydının Rüştü Aydın'ın ölümü ile ve diğer mirasçılarının paylarını satmaları sonucu Ali Aydın'da birleştiği 10.8.1987 gün 2 sayılı tapu kaydın da tüm payların Ali Aydın'a geçtiği, her ne kadar belediyenin sattığı taşınmaz miktarı 500 m2 olduğu halde 9 ve 15 sayılı taşınmazların toplam 610.40 m2 olduğu ve miktar fazlası bulunduğu anlaşılmış ise de, her iki taşınmazın belediye satışı ile oluşan tapu kaydının haritası ve sınırları içerisinde kalması nedeni ile tapu kaydının her iki taşınmazı kapsadığı saptanmış bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Kaldı ki davalı tarafın dayandığı 6.3.1970 gün 12 sayılı encümen kararının sahte olduğu böyle bir satışın yapılmadığı anlaşılmıştır. Esasen belediyenin 1955 yılında aynı yeri Rüştü Aydın'a satmış olması nedeni ile bir bölümünün ikinci kez Mustafa Çetin'e satılması söz konusu olamaz. Davalı taraf kendilerine ait 12 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydına dayanmamış ise de sınır çekişmesi söz konusu olduğuna göre 12 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydı incelendiğinde 600 m2 olduğu oysa 12 parsel sayılı taşınmazın fazlası ile ve 706 m2 olarak tesbit gördüğü ve kesinleştiği davalı tarafın tapu kaydına göre daha az taşınmaz almadığı aksine daha fazla taşınmaz aldığı saptanmıştır. Açıklanan nedenlerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, davacı vekili için talep edilen 50.000.000 lira vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, 22.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy