(3402 S. K. m. 12/3, 16)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 129 ada 47 parsel sayılı 54,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı Abdullah K. tarafından davalı Kemal K. aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde Köyumumi yoluna tecavüzün önlenmesine ilişkin açılan dava Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı ile aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine çekişmeli parselin Kemal K. adına tesbit ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kadim yol olmadığı, davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesi dosyaya uygun düşmemektedir. Dinlenen yerel bilirkişi sözlerine ve bilirkişi sözlerini doğrulayan tanık ifadelerine göre teknik bilirkişi S. Yiğiter tarafından düzenlenen 11.10.2001 günlü haritalı krokide görüldüğü üzere dava konusu taşınmazın çevresini oluşturan ve dava konusu olmayan 15, 14, 12 sayılı parseller ile bu parsellerin doğusunda kalan derenin dava dışı 21 ve 16 sayılı parseller kenarından kağnı arabasının geçeceği şekilde kadim bir yolun bulunduğu, bu yolun davacıya ait 14 sayılı parselin içindeki tandırın kenarından dava dışı 12 parselin ortasından geçerek 15, 14, 12 sayılı parsellerin batı sınırını oluşturan yol ile birleştiği belirlenmiştir. Kadim yolların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Bu durumda dava konusu 47 sayılı parselin yol olarak kadastro dışı bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy