(3402 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 134 ada 66 parsel sayılı 1723.51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan bahisle malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir. Davacı Sevtap Boztepe satın alma yoluyla oluşan eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açmıştır. Yargılama sırasında kadastro tutanaklarının düzenlenmiş olması nedeniyle mahkemenin görevsizlik kararı vermesi nedeniyle dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine çekişmeli parselin hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın ekilip sürülmediği 15-20 yıldır boş olduğu gerekçe gösterilmek sureti ile hüküm kurulmuştur. Ne var ki mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro sırasında dava konusu taşınmazın cinsi tarla olarak yazılmış ise de dosyadaki mevcut belge ve anlatımlara göre taşınmazın arsa niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Adanın özel durumu ve hayvancılığında serbest bırakılması koşulları göz önünde tutularak bir taşınmazın sürülüp ekilmemesi oranın zilyet edilmediği anlamına da gelmeyeceği tartışmasızdır. Ziraatçi bilirkişi taşınmazın toprak yapısı ve üzerindeki bitkilerin ne olduğu konusunda mahkemeyi aydınlatmakla yükümlü teknik kişi olduğu tartışmasızdır. Taşınmazın sürülüp ekilmediği konusunda labaratuvar çalışmaları ve toprak analizleri yapılmadığı sürece kaç yıldır ekilip ekilmediği konusundaki bilgiler dayanaktan yoksun ve bilimsel gerçeğe uygun değildir. Dava konusu taşınmazın Apostol adlı bir kişiye ait olduğu çekişmesizdir. Dosyadaki mevcut senetlere göre taşınmaz Apostol Bakır tarafından 1995 yılında Mehmet Boztepe'ye satılmış ve 1997 yılında da Mehmet Boztepe tarafından davacı Sevtap Boztepe'ye satılmıştır. Anılan senetlerin dava konusu taşınmaza ait olduğu mahkemece belirlenmiştir. Ne var ki eğer hayatta ise satıcı Apostol Bakır dinlenmediği gibi 2.4.1997 günlü ve 15.8.1995 günlü satış senetlerinde tanık olan Enver Şimşek dinlenmemiştir. Diğer yönden Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşiflerde dinlenenler senetlerin doğru olduğu Apostol tarafından taşınmazın davacının satıcısına satılıp teslim edildiğini böylece eklemeli zilyetliğin 40 yılı aştığını haber vermişlerdir. Kaldı ki taşınmazın etrafı tel çitle çevrilmiştir. Bu husus dahi zilyetliğin varlığına ve devam ettiğine maddi bir delildir. Az yukarıda belirtildiği gibi Asliye Hukuk Mahkemesinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davacı tarafın eklemeli zilyetliğinin 20 yılı aştığını haber verdiği halde kadastro keşfi sırasında dinlenen bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 20 yıldır boş olduğunu bildirmişlerdir. Diğer taraftan tesbit bilirkişileri dahi dinlenmemiştir. O halde mahallinde yapılacak keşifte davacı tarafın dayandığı senette yazılı Enver Şimşek ve tesbit bilirkişileri çağrılıp dinlenmeli, zilyetlik konusunda olaylara dayalı bilgileri alınmalı, ayrıcı Asliye Hukuk Mahkemesi sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile kadastro keşfinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişki giderilmeli ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy