(3402 S. K. m. 19)
Dava: Muhtesatın tespiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen karar davalılar tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Hükmen 19.12.960 tarihinde M. G. adına tesbit edilen 196 parsel sayılı 6640 m2 yüzölçümündeki taşınmaz pay satışlarından sonra taşınmazın bir bölümü paydaşlardan N. P. adına 8836 ada 14 parsel ve 103.09 m2 yüzölçümle ile 14.4.992 tarihinde tescil edilmiş bilahare aynı yüzölçümü 2134 ada 11 parsel sayılı taşınmaz olarak 24.6.997 tarihinde 3/8 hisse ile hükmen G. Y. adına 18.122.998 tarihinde de 2/ 8 hisse ile ipka'en N. P. 3/8 hisse ile satışla A. P. adına tescil edilmiştir. Sadettin Yıldırım'ın Asliye Hukuk Mahkemesinin 994/694 esasına kayıtlı dosyada taşınmazın 2 katının kendisi tarafından yapıldığı ve bu nedenle taşınmazda kendisine pay verilmesi yönünde açtığı davada taşınmazda sadettin mirasen gelen bir hakkı bulunmadığı ve bu nedenle ancak zaruri ve faydalı masraflarını isteyebileceği gerekçesi ile davasının reddedilmesi üzerine 5.9.2001 tarihli 16595 yevmiye nolu noter temlik senedi ile taşınmazda mirasçı bulunan ve bu nedenle hükmen 3/8 pay sahibi olan eşi G. Y.'a hakkını devretmesi üzerine G. Y. 6.9.2001 tarihinde N. ve A. P. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde muhtesat tesbiti davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 2134 ada 11 parsel sayılı 103.09 m2 yüzölçümündeki arsa üzerinde bodrum zemin 1 kat ve 2 normal kattan ibaret binanın 2.normal katının davacı tarafından yapıldığının ve yapılan kısmın gayrimenkulün % 25.75 olduğunun tesbitine karar verilmiş hüküm davalı N. ve A. P. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Güler, kocası tarafından verilen 5.9.2001 tarihli temliknameye dayalı olarak, mülkiyetin tespitine ilişkin dava açmıştır. Koca S. Y.'ın daha önce açtığı dava sonucunda zaruri ve faydalı masrafları isteyebileceği kesinleşen hükümle belirlenmiştir. Kaldı ki taşınmazın mülkiyet durumu izaleyi şüyu davası sırasında sonuçlandırılmıştır. Buna göre somut olayda, davacı yararına temlik edilen hakkın, zaruri ve faydalı masraflarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Anılan masraflar icra kabiliyetini haiz eda niteliğinde açılacak dava ile istenilebilir. Bir başka anlatımla eda davası açılabileceği hallerde, tespit davasının açılamaz. Bu nedenle davacının tesbit davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceyle yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy