(3402 S. K. m. 9, 46)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 114 ada 12 parsel sayılı 11099.44 m2, 114 ada 13 parsel sayılı 4489.66 m2, 114 ada 14 parsel sayılı 3367.25 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı yasaya göre oluşan tapu kayıtlarına dayanılarak hazine adına tespit edilmiştir. Yusuf Şahin miras yolu ile gelen zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parsellerin veraset belgesindeki paylara göre davacı ve paydaşları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde hazine tapusunun oluştuğu dönemden önce adına tescile karar verilen zilyet davacı Yusuf ile dava dışı paydaşları adına 3402 sayılı K.K.nun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanaklarda dava konusu taşınmazların öncesinin mera olduğu belirtilmiştir. Hal böyle olunca hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları çelişmiştir. Mahkemece bu çelişki giderilmediği gibi yöntemine uygun mera araştırması da yapılmamıştır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tashihi yapılıp yapılmadığı köy hizmetleri il müdürlüğünden sorulup saptanmalı, mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı dava sonucunda yararı olmayan dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel ve uzman bilirkişi ile tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar belirtmelik tutanağı bilirkişilerinden Bekir Oğuz dışında kalan belirtmelik tutanak bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, mera tashihi yapılmış ise yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eli ile mera tahsisi haritası ve eki belgeler yerine uygulanmalı, dava konusu taşınmazların mera tahsisi haritası kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, taşınmazların mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde taşınmazlar üzerinde davacı Yusuf ile dava dışı paydaşların ve miras bırakanlarının zilyetliğinin başlangıç günü süresi sürdürülüş biçimi hakkında bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, dinlenmeyen belirtmelik tutanak kişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile dinlenmeyen belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, komşu parsellerin tespit tutanağı ve dayanağı belgeler ile bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, uzman bilirkişiden keşif izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verece şekilde haritalı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlere göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy