(4353 S. K. m. 34)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Yakup Özdemir ve paydaşları vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 305 ada 33 ve 305 ada 34 parsel sayılı taşınmazların tespitleri 305 ada 33 sayılı parsel kişinin tapulu yeri olduğu, 305 ada 34 sayılı parsel de sahipsiz ham toprak olarak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu, davanın mülkiyete yönelik olmayıp sınırlara yönelik olduğundan söz edilerek 305 ada 33 sayılı parsel Hayri Özdemir adına, 305 ada 34 sayılı parselde Hazine adına tespit edilip kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Tespitten önce Hazine tarafından Hayri Özdemir aleyhine açılan meraya ve suya haksız müdahalenin önlenmesi davasına Devrim Göksu'da Hazine yanında katılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesindeki bu dava sonuçlandırılıp karar verilmiş ve Hazinenin suya yönelik talebi temyizen 3. Hukuk Dairesince incelenerek onanmıştır. Kadastro mahkemesince davanın kabulüne, 305 ada 34 sayılı parselin 20.6.2002 tarihli rapor ve krokide B-C-D bölümleri toplam 123127,25m2 olarak ham toprak vasfı ile Hazine adına, 305 ada 33 sayılı parselin de (A) harfi ile gösterilen 6000m2 olarak davalı Hayri Özdemir mirasçıları Yakup Özdemir ve paydaşları adına tesciline, katılan Devrim Göksu'nun talebi konusunda karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Yakup Özdemir ve paydaşları vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz eden Hazine'de temyiz talebinden vazgeçmiştir.
Sonuç: 1- Davacı Hazine mahkeme kararını temyiz etmiş, ancak 30.9.2002 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden 4353 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca vazgeçtiğini bildirmiştir. Vazgeçme nedeni ile Hazinenin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2- Davalılar Şengül Özdemir ve arkadaşlarının temyiz inceleme isteklerine gelince; Anılan kişilerin temyizi dava konusu 33 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi Salih Güzel tarafından tanzim edilen 20.6.2002 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 6000m2'lik bölüm dışında kalan ve krokisinde B ve C harfleriyle gösterilen bölümlere yöneliktir. Kesin hüküm olumsuz dava koşuludur. İstek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Kamu düzeniyle ilgili olduğundan doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerekir. Aynı taşınmaza yönelik olarak yanlar arasında sonradan ortaya çıkan uyuşmazlıklarda başkaca bir araştırmaya gerek görülmeksizin kesin hükme göre çözümlenir. Kesin hüküm yasama organının tasarrufu, yargı organlarının içtihadı ve ikrar ile dahi ortadan kaldırılamaz. Somut olayda yanlar arasında Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/277 esas 2000/300 karar sayılı ilamında davalı tarafın tapu kaydı miktar fazlası üzerindeki müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Anılan kararın ve dayanağı krokinin de dava konusu taşınmaza ait olduğu mahkemece belirlenmiştir. Bu durumda olayda kesin hüküm kurulduğu kuşkusuzdur. Mahkemece bu olgu ve bulgular göz önünde tutularak yazılı biçimde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle Hayri Özdemir mirasçılarının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 40.469.636. lira harcın temyiz edenlerden alınmasına, 20.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy