(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Abdullah tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında, dava ve temyize konu 295 ada 12 parsel sayılı 7449.92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Abdullah adına aynı ada 16 parsel sayılı 3190.70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada 12 nolu parselin miktar fazlası olarak mera niteliği ile orta malı olarak tespit edilmiştir. Davacı Abdullah satın alma yolu ile oluşan eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespitleri gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Abdullah tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyiz konusu 295 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif uygulama, ve toplanan delillerle saptanmıştır. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Eylemli duruma ve resmi kayda aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Açıklanan nedenlerle hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 295 ada 16 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 1.720.000 lira ilam harcının temyiz edenden alınmasına,
2- 295 ada 12 parsel sayılı taşınmaz davacı adına tespit edilmiş; tespiti itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde 16 parsel sayılı taşınmazı dava ederek bu parselin 12 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş isede, bu anlatıma göre 12 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olduğu kabul edilemez. Bir kimsenin kendi adına tespit olunan taşınmazı dava etmesi söz konusu olamaz.
Sonuç: Bu nedenle hüküm fıkrasında 12 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi isabetsiz,ve hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekir isede, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının "6.satırında Konya ili ... sözcükleri ile başlayan 3 satırının" hükümden çıkarılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına 21.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy