(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 23 parsel sayılı 6299.61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz maliki tespit edilemediğinden bahisle hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Davut tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak taşınmazın yeri pay oranında kardeşi Fatma ile kendisi adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu taşınmazın payları oranında davacı Davut ile kardeşi Fatma adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığı, dava dışı 105 ada 32 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü ve o taşınmazı kapsadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanan delillerle saptanmıştır. Ancak dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği belirlenmiştir.
Davacı her ne kadar taşınmazın yarı payının kendi adına yarı payının da kardeşi Fatma adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece de bu doğrultuda karar verilmiş ise de taşınmaz davacı ile kardeşinin miras bırakanından gelmemiş, terekeye ait bir taşınmaz olmadığı anlaşılmış bulunmasına göre davacının ancak kendi payını dava etmeye hakkı bulunmaktadır. Kardeşi Fatma adına dava açması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece taşınmazın 1/2 payının davacı adına tesciline 1/2 payının hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy