(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ile davalı Cavit ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle, hükmüne uyulan bozma kararının tam olarak yerine getirilmediği her iki niza konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı toprak yapısı bakımından komşu taşınmazlardan ayırıcı nitelikleri bulunup bulunmadığı özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olup olmadığının yeterince araştırılması gerektiği gibi ayrıca komşu parsellerle birlikte taşınmazların denetlenmesinin yapılması gerektiği yönüne değinilmiştir. Bozma kararından sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne 3.10.2000 tarihli fen bilirkişileri'nin krokisinde 195 parsel sayılı taşınmazda ( B ) harfi ile gösterilen 4.430 m2 lik kısmın davacı hazine adına aynı krokide ( A ) harfiyle gösterilen 1200 m2 lik kısmın davalı Mehmet ve paydaşları adına 18.9.2002 tarihli fen bilirkişisi Abdullah'ın dava konusu 199 sayılı parselin rapor ve krokisinde ( A ) harfi ile gösterilen 3500 m2 lik kısmın davalı Mehmet ve paydaşları adına aynı krokide ( B ) harfi ile gösterilen 6410 m2 lik kısmın davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı hazine ile davalı Cavit ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hazinenin temyizi dava konusu taşınmazların kişiler adına tesciline karar verilen bölümlerine yöneliktir. Mahkemece bozma kararına uygun olarak yapılan araştırma sonunda bu bölümler üzerinde tespit gününe kadar zilyet tespit malikleri yararına 3402 sayılı kadastro kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delilerle saptanmıştır. Bu nedenlerle hazinenin anılan bölümlere yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Davalı tarafın temyiz itirazlarına gelince: Yargıtay bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak doğar. Mahkemece bozma karırında öngörüldüğü biçimde mahkemece araştırma ve inceleme yapılması gerekir. Nitekim, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan araştırma ve inceleme sonucunda dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisi dışında olduğu, kadastro tespitine esas olan vergi kayıtlarının revizyon gördüğü nizalı parsellere ait bulunduğu özellikle vergi kaydı kumluk okuması nedeni ile değişir sınırları içeren vergi kaydının yüzölçümü fazlası olan bölümlerde jeolog ve ziraatçı bilirkişi aracılığıyla yapılan araştırmada diğer bir anlatımla yöntemine uygun biçimde kuyular kazılmak suretiyle yapılan tetkikte vergi kaydı yüzölçümü fazlalarının öncesinin tarım toprağı niteliğinde bulunduğu Ne var ki yörenin konumu itibariyle devamlı esen rüzgarın denizden ve taşınmazların civarında bulunan kumları getirtmek suretiyle öncesi tarım toprağı olan ve tespit gününe kadar davacılar yararına 3402 sayılı kadastro kanunun 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği bölümlerin sonradan kumluk haline gelmesi mülkiyetin kaybı anlamına gelmeyeceği tartışmasızdır.
Nitekim, davacıların taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin mısır ekilmek suretiyle sürdürüldüğü bu ekimin toprak yapısına uygun olduğu mahkemece toplanan delillerle de belirlenmiştir. Hal böyle olunca hazine adına tesciline karar verilen ve vergi kaydı yüzölçümü fazlası olan bölümlerin zilyet tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken bu konuda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz,
Sonuç: Bu nedenlerle davalı tarafın yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy