(3402 S. K. m. 13/B-c)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi Mustafa mirasçıları ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 22.1.2002 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 413 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 parsel sayılı sırasıyla 2315 m2, 341, 321 m2, 362 m2, 341 m2, 55 m2, 162 m2, 355 m2, 382 m2, 96 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tespiti davalı olduklarından söz edilerek, malik haneleri boş bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tespitten önce davacı Mehmet tarafından davalılar Mustafa ve Küçük Mehmet aleyhlerine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan paya yönelik el atmanın önlenmesi davası ile davacılar Mustafa mirasçıları tarafından davalılar Küçük Mehmet ve Mehmet aleyhlerine açılan tapu iptali ve muarazanın men'i davaları görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilip, tapuda diğer pay malikleri Hüseyin Ali ve Mustafa mirasçıları ile tutanaklarda adları geçen Belediye Başkanlığı, Aşağı Köy Tüzel Kişiliği, Karayolları Genel Müdürlüğü davalılar yanında davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonucunda davacı Mehmet'in davasının kabulüne, Mustafa mirasçılarının davalarının reddine, 413 ada 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin 2/4 payının Mustafa kızı Arzu, 1/4 payının davacı Mehmet, 1/4 payının davalı Küçük Mehmet, aynı ada 5 sayılı parselin Cami niteliği ile Köy Tüzel Kişiliği, 6 ve 7 sayılı parsellerin Silo oğlu Hacı Ali, 9 sayılı parselin Hüseyin oğlu Kazım, 8 ve 10 sayılı parsellerin Hüseyin oğlu Haydar, 11 sayılı parselin Hüseyin oğlu Haydar adına tapuya tesciline, 413 ada 2 sayılı parsel üzerindeki lokanta'nın Mustafa mirasçılarına ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ile davalı-davacı Mustafa mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların davacı-davalı Mustafa mirasçısı Mehmet'in dayandığı Şubat 1300 tarih 261 sayılı sicilden gelen 16.7.974 tarih 1 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı, davalı-davacı Mustafa ve arkadaşlarının dayandığı Haziran 1305 tarih 13 sayılı sicilden gelen 9.8.962 tarih 3 ve 4, Nisan 959 tarih 2 ve 3, 9.8.962 gün 5 ve 6, Eylül 955 tarih 2 ve 9.8.962 tarih 7 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bir an için davalı-davacı Mustafa mirasçılarının dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğu düşünülse bile davacı Mustafa mirasçısı Mehmet'in tutunduğu önceki günlü tapu kaydına değer verilmesi gerekir. Ancak kural olarak tapu kayıtlarının iç içe girmesi halinde bir başka deyişle tedahül etmesi halinde önceki günlü, doğru temele dayanan, hukuksal değerini yitirmeyen kayda değer verilmesi zorunludur. Ne var ki Mustafa mirasçısı Mehmet'in dayandığı Şubat 1300 tarih 261 sayılı tapu kaydının maliki Ali oğlu Mehmet 1920 tarihinde vefat etmiş, tapu kaydı 11.7.959 tarihine kadar kayden intikal görmemiştir. Taşınmazlarda 3.kişi durumunda bulunan Mustafa mirasçıları ile akdi haleflerinin zilyet olduğu dosya içeriği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca sözü edilen ve taşınmazları kapsadığı belirlenen Şubat 1300 tarih 261 sayılı tapu kaydının hukuksal değerini yitirdiği, zilyetleri yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu nedenlerle davalı-davacı Mustafa mirasçılarının davalarının kabulüne karar verilmesi gerekir.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince: Dava konusu taşınmazlardan 5 ila 11 parsel sayılı taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın kapsamında kalmadıkları belirlenmiştir. Kural olarak kadastro hakimi önüne gelen uyuşmazlıkları aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümlemeye yetkilidir. Aktarılan davaların kapsamının 413 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar olduğu da belirlenmiştir. Öte yandan bu olgu taraflarında kabulündedir. Açıklanan nedenlerle davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün diğer temyiz itirazları da yerinde değildir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 413 ada 2, 3 parsel sayılı taşınmazların davalı-davacı Mustafa mirasçıları adlarına payları oranında, aynı ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise Küçük Mehmet adına tesciline, aynı ada 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların aktarılan davanın kapsamı dışında kaldığı dikkate alınarak olağan yönteme göre kadastrolarının tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
Sonuç: Davalı-davacı Mustafa mirasçıları ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy