(4721 S. K. m. 731) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 16.9.2003 günü belirlenen saatte temyiz eden Lütfü ve arkadaşları vekili geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 28 ada 8 parsel sayılı 201 ada 46 parsel sayılı taşınmazların tespitleri davalı olduklarından söz edilerek yüzölçümleri ile malikhaneleri boş bırakılmak suretiyle yapılmıştır. tespitten önce davacılar Halil oğlu Hamza mirasçıları İsmail ve arkadaşları tarafından davalılar Halil oğlu Mehmet mirasçıları Kadir ve arkadaşları aleyhlerine asliye hukuk mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Aynur ve arkadaşları başka tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece katılanların davalarının reddine, davacıların davalarının kabulüne, 28 ada 8 sayılı parselin 2337.66 m2, 201 ada 46 sayılı parselin 76 342.18 m2 yüzölçümü ile 91720 payın Hamza oğlu İsmail, 91720 payın Hamzaoğlu Hamza, 61720 payın Ali kızı Hanımcık 116/720'şer payında Osman mirasçıları Seher, Kebire, Ali, Halil ve Lütfü adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılanlar, davalılar ve temyiz dilekçesine cevapla birlikte davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davaya katılanlar Aynur ve paydaşlarının tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenle adı geçen katılanların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile adı geçenler yönünden hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
2-Davalılar ile davacıların temyize cevapla yaptıkları temyiz itirazlarına gelince; kadastro tespitine esas olan ve davalı tarafın tutunduğu 4.1.1989 gün, 18-19 ve 20 nolu tapu kayıtlarının davaya konu taşınmazları kapsadığı mahkemece saptanılmış olup, taraflar aralarında bu yönde bir çekişme de bulunmamaktadır. Tapu kayıtlarında 18 ve 20 nolu kayıtların geldilerinde pay maliki olan Mehmet'in, kardeşi Osman a paylarını tapu dışı satıp satmadığı çekişme konusudur. Her ne kadar duruşmalar sırasında tanık ve mahalli bilirkişiler, Mehmet'in payını haricen Osman'a sattığından söz etmiş iseler de, Medeni Kanununun hükümlerine göre mirasçının mirasçıya pay satışının yazılı olmak koşuluyla geçerli olduğu kuşkusuzdur. Bu konuda satışı doğrulayan yazılı bir belge dosyada bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla pay satışının geçerliliği yazılı belge ile kanıtlanamamıştır. Mahkemece bu yön nazara alınıp buna göre 18 ve 20 nolu kayıtların geldilerinde pay maliki olan Mehmet'in 1/4 payının davacılar, geriye kalan 3/4 payı ile eşi Asiye paylarının da davalılar adlarına tespit ve tesciline dair hüküm kurulması gerekirken, aksine düşünceyle yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, bu nedenlerle davacılar ve davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına takdir olunan 150.000.000 ücreti vekaletin katılanlardan alınarak davacılar tarafına verilmesine, 30.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy