(3402 S. K. m.11)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine ile davalı M Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 370 ada 45 parsel sayılı 30.75m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiş, ayrı tapu kaydına dayanarak vakfın yapmış olduğu itiraz üzerine de tespitin mahkemece halli gerektiğine değinilerek malikhanesi açık bırakılmıştır. Davacı Hazinenin Belediye aleyhine tapu kaydına dayanarak açtığı dava ile davacı G Vakfı mütevellisi Yılmaz 'ın Hazine ve Belediye aleyhine Vakfıye'ye dayanarak açtığı dava birleştirilmiştir. Mahkemece G Vakfı mütevellisi Yılmaz 'ın davasının kabulüne, taşınmazın G Vakfı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalı M Belediye Başkanlığınca temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın vakıf adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı Vakıflar İdaresi T.Sani 1300 tarihli 112 sayılı ve Haziran 98 tarihli ve 4 sayılı tapu kayıtlarını bildirmiş ancak bu kayıtlar hakkında idareden açıklama alınmamış kayıtlar getirtilip incelenmemiştir. Ayrıca K Vakıflar Bölge Müdürlüğünün 22 Şubat 1985 tarihli Milli Emlak Müdürlüğüne yazılan yazıda dava konusu taşınmazın hazineye devir işleminin yapılacağı bildirildiği halde bu yazı üzerinde durulmamış bu konuda davacı Vakıflar İdaresinden açıklama istenmemiş bu yazıdaki beyanının davacı Vakıflar İdaresini bağlayıp bağlamayacağı tartışılmamıştır. Eksik soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde yukarıda sözü edilen tapu kayıtları ile Vakıflar Bölge Müdürlüğünün Milli Emlak Müdürlüğüne gönderdiği yazı hakkında davacı Vakıflar İdaresinden açıklama istenmeli, özellikle Milli Emlak Müdürlüğüne yazılan yazının davacı Vakıflar İdarisini bağlayıp bağlamayacağı değerlendirilmeli sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy