(3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 16.9.2003 günü belirlenen saatte temyiz eden Mustafa vekili ve aleyhine temyiz istenen Yaşar vekili geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Yaşar dava dilekçesinde 4 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binayı davalı Muhterem dışındaki paydaşların yaptırdıklarını, kendisinin Muhsin payını kayden satın aldığını, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğundan davalının binada payı olmadığının, binanın diğer paydaşlara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın 1/3'ünün davacı tarafından yapıldığının ve binanın mülkiyetinin 2/3 payının davacıya ait olduğunun tespitine, davacının diğer paydaşlar adına dava açma sıfatı bulunmadığından binanın mülkiyetinin geri kalan 1/3'ünün tespitine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı paydaşı Burhan payı için dava açamaz. Bu nedenle ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, 7.880.000 lira ilam harcının davacı taraftan alınmasına,
2- Dava konusu taşınmazın kadastroca yapılan tespiti 7.4.1973 tarihinde kesinleşmiştir. O tarihte dava konusu binanın mevcut olduğu tutanakta yazılıdır. Dava 6.10.2000 tarihinde ve kadastrodan önceki nedenlerle açılmıştır.
Hal böyle olunca 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12. maddesi hükmüne göre yasada belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek işin esası hakkında yazılı şeklide hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir ve tespit olunan 250.000.000 TL. avukatlık parasının davacı Yaşar'dan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 16.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy