(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 445 parsel sayılı 38 m2, 446 parsel sayılı 110 m2, 447 parsel sayılı 5243 m2, 448 parsel sayılı 4088 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kişilerin zilyetliğinin gerçekleştiğinden ilk orman tahdidinde orman içinde kaldıklarından 1991 yılında 6831 sayılı yasanın 3302 sayılı yasa ile değişik 2/B uygulaması ile orman dışına çıkarıldıklarından söz edilerek hazine adına tespit edilip beyanlar hanesinde de Hasan çocukları İsmail ve paydaşlarının Mehmet çocukları Hatice ve paydaşlarının işgalinde oldukları sadece 445 sayılı parselin beyanlar hanesindeki bu şerhe parselin aynı zamanda İSKİ İstimlak sahası içinde olduğu, 447 sayılı parselin beyanlar hanesindeki şerhe de Karayolları istimlak sahası içinde olduğu belirtilerek şerh verilmiştir. Hazine dava konusu parsellerin beyanlar hanesindeki şerhlerin iptali için bu taşınmazların öncesinin orman olduğunu 2/B uygulaması ile hazine adına orman dışına çıkarıldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece dava konusu parsellerin hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde dava konusu taşınmazların üzerinde İSKİ Genel Müdürlüğünün ve Karayolları Genel Müdürlüğünün irtifak hakkı bulunduğunun ve taşınmazların Mehmet mirasçılarının işgalinde olduğunun yazılmasına karar verilmiş; hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan H... oğlu İsmail'in davanın açıldığı 9.6.999 tarihinden önce 5.12.987 tarihinde öldüğü dosyada mevcut nüfus kaydından anlaşılmıştır. Nitekim mahkemece çıkarılan duruşma davetiyesine de bu kişinin ölü olduğu belirtildiği halde mirasçıları belirlenip davaya katılmamış, savunma ve delilleri sorulmamıştır. Hükümde de ölü olduğu halde İsmail gösterilmiş ve hüküm muhtara tebliğ edilmiştir. Verilen hüküm de İsmail mirasçılarının aleyhinedir. Usule ilişkin bu eksiklikler giderilmeden hüküm kurulamaz. Kural olarak ölü kişinin mirasçıları belirlenerek davaya katılmalarının sağlanması, savunma ve delillerinin sorulması gerekir. Usule ilişkin bu eksiklik giderilmeksizin duruşma yapılarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 18.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy