(3402 S. K. m. 20) (4721 S. K. m. 1025)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 227 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 parsel sayılı 1569,72 m2, 778,04 m2, 1617,97 m2, 1425,36 m2, 606,67 m2, 2367,09 m2 518,03 m2, 2098,36 m2 414,46 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtlarına ve zilyetliğe dayanılarak ayrı ayrı sırasıyla Ümmühan, Habip, İsmet, Nurten, Salih, Ekrem, Nafiz, Nafiz D ve Emine adlarına tespit edilmiştir. Tespit kesinleştikten sonra davacı Nafiz D; Ekrem adına tespit edilen 6 parsel sayılı taşınmaz ile kendisi adına tespit edilen 7 parsel arasında bulunan kesim ile avlu duvarının adına tescili istemiyle Asliye Hukuk mahkemesinde açtığı dava ile 227 adayı oluşturan parsellerle ilgili hazinenin pafta ve krokisinin aynen uygulanmaması sebebiyle taşınmazların yüzölçümlerinin yanlış hesaplandığı ve bunun düzeltilmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesine, diğer davalılar aleyhine açtığı dava birleştirildikten sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 7 parsel sayılı taşınmaz ile nizalı 6 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınırın nereden geçtiğinin belirlenmesi konusunda toplanmaktadır. Yanların tutunduğu tapu kaydının 75 nolu Toprak Tevzii Komisyonu tarafından oluşturulan tapu kaydı ve dayanağı haritaları bulunmaktadır. Bu haritaların kendilerini bağlayacağı tartışmasızdır. Bu nedenle çekişmenin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü gereğince dayanak tapu kayıtlarının haritalarının yerine gereği gibi uygulanmak suretiyle çözümlenmesi gerekir. Bu konuda mahkemece mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen tüm teknik bilirkişiler davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının ve dayanak tevzii komisyon haritasının mevzi koordinat sistemine göre yapıldığı, kadastro haritasının ise büyük ölçekli harita yapım yönetmeliğinin ilgili maddelerinde belirtilen ölçü tekniklerine göre memleket koordinat sistemine göre paftalarının düzenlendiği bu durumda toprak tevzii komisyonu tarafından tanzim edilen haritanın fenni sıhate haiz olmadığı uygulama olanağının bulunmadığı birbirini teyit eden rapor ve krokileri ile belirlenmiştir. Bu durumda çekişmenin iki parsel arasındaki ortak sınırın belli edilmesi suretiyle çözümleneceği tartışmasızdır. Bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi ve yerel bilirkişilerin gösterdikleri sabit noktalar da gözönünde tutulmak suretiyle her iki parsel arasındaki ortak sınırın kadastro sınırı olduğu mahkemece yapılan keşif, yerel bilirkişi anlatımları tanık sözleri ve teknik bilirkişilerin haritalı raporları ile saptanmıştır. Bu durumda yazılı biçimde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu nedenlerle davacı tarafın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 02.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy