(3402 S. K. m. 13/B)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Ahmet ile 269 ada 37 sayılı parsel için de Havva dışındaki davalılar Ayşe ve paydaşları vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyize konu 269 ada 37 parsel sayılı 196233 m2, 269 ada 36 parsel sayılı 157333 m2, 269 ada 30 parsel sayılı 148900 m2, 269 ada 31 parsel sayılı 180700 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı ayrı tapu kayıtlarına, zilyetliğe dayanılarak ve Toprak Tevzi Komisyon paftasının da uygulamasının da teknik sebeplerden mümkün olmadığından da söz edilerek 269 ada 37 sayılı parsel Havva ile Ayşe ve bunun paydaşları adına, 269 ada 36 sayılı parsel Arif adına, 269 ada 30 sayılı parsel Ahmet adına, 269 ada 31 sayılı parsel de Ali ve Mehmet adına tespit edilmiştir. Tespitten önce Asliye Hukuk Mahkemesinde Ahmet tarafından Arif ile Havva aleyhine açtığı el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan dava, yine Ahmet in kadastro mahkemesinde kendine ait 269 ada 30 sayılı parseldeki noksanlığın temyize konu olan parseller de bulunduğunu ileri sürerek açtığı dava, Mehmet'in 269 ada 37 sayılı parsel için kadastro mahkemesinde haricen satın almaya, zilyetliğe dayanarak ve aldığı bu taşınmazın bir bölümünü de davalı kızı Havva 'ya devrettiğini ileri sürerek açtığı dava birleştirilmiştir. Mahkemece Ahmet ın davasının reddine, Mehmet'in davasının kabulüne, 269 ada 37 sayılı parselin 196233m2 olarak 3/4 hissesinin davacı Mehmet adına, 1/4 hissesinin davalı Havva adına, 269 ada 30 sayılı parselin tespit gibi 148900m2 olarak davacı Ahmet adına, 269 ada 36 sayılı parselin tespit gibi 157333m2 olarak Arif adına, 269 ada 31 sayılı parselin tespit gibi 180700m2 olarak Ali, Mehmet adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Ahmet ile 269 ada 37 sayılı parsel için de davalı tespit maliklerinden Havva dışındaki davalılar Ayşe ve paydaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı Ahmet 30 parsel sayılı taşınmazın maliki olup kadastro sırasında taşınmazın eksik ölçüldüğünü eksikliğin komşu 31, 36, 37 parsel sayılı taşınmazlarda bulunduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Davacının ve davalıların taşınmazların tamamının Hazinece dağıtıldığı haritasının düzenlendiği anlaşılmıştır. Yapılan keşifte haritanın uygulama kabiliyetinin olmadığı saptanmıştır. Bu nedenle çekişme ortak fiili sınıra göre çözümlenmiş ve gerek davacının gerek davalıların birbirlerinin taşınmazlarına tecavüzlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından Ahmet ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.920.000.- lira harcın Ahmet den alınmasına,
2- Ayşe ve arkadaşlarının 37 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Bu taşınmazın bu kişilerin kök miras bırakanı Halil 'e ait iken 1963 yılında tapu dışı senetle Mehmet e satıldığı Mehmet tarafından kullanıldığı bu arada satıcı Halil'in 1969 yılında öldüğü ancak mirasçılarının bu tapu kaydını üzerlerine intikal ettirmediği böylece harici satışı bozmadıkları 3402 sayılı Kanunun 13/B-b maddesinde yazılı koşulların Mehmet yararına gerçekleştiği ve 10 yıllık sürenin de geçmesinden sonra Ali mirasçılarının 1985 yılında bu taşınmaza ait tapu kaydını üzerlerine intikal ettirdikleri anlaşılmıştır. 10 yıllık süre geçtikten ve haricen satılan taşınmazın alıcıya geçmesini öngören koşulların oluşmasından sonra tapuda yapılan intikal hukuken sonuç doğurmaz. Ve haricen yapılan satışı da bozmaz. Bu husus kökleşen içtihatlarla yerleşmiş bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle Halil mirasçılarının taşınmaz üzerinde herhangi bir hakları bulunmamaktadır. Mehmet'in bu taşınmazın 1/4 payını kızı Havva'ya bağışlamış olduğu saptandığına göre 3/4 payın Mehmet 1/4 payın davalı Havva adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Ayşe ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.920.000.-lira harcın Ayşe ve arkadaşlarından alınmasına, 2.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy