(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen karar davacı hazine tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Karar: Davacı hazine 29.1.2001 tarihinde M. I. aleyhine 9.2.2001 tarihinde G. A. mirasçıları ile A. T. mirasçıları aleyhine ayrı ayrı açtığı Asliye Hukuk Mahkemesindeki tapu iptali ve tescil davasında davalılar adına 21.1.1993 tarihinde tesbiti kesinleşen 163 ada 1, 22.5.1991 tarihinde tesbiti kesinleşen aynı ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların hazineye tapu ile tahsis edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece dava konusu 163 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların davacı hazinenin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalmadığı, hazine tapusunun dava konusu 5 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu tesbit gününde dava konusu taşınmazlar üzerinde adlarına tescile karar verilen davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı hazine 6.1.1967 tarih 20 sayılı tapu kaydına dayanmıştır. Davalı taraf 15.5.1979 tarihli 3 sayılı hazinenin taraf olduğu tescil davasında oluşan sicilden gelen 20.3.1984 tarih 4 sayılı tapu kaydına dayanmıştır. 20.3.1984 tarih 4 sayılı tapu kaydının yine hazinenin taraf olduğu mesahatezyidi davasında yüzölçümünün artırıldığı ve haritaya bağlandığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Davacı hazinenin tutunduğu tapu kaydı dava dışı 5 parsel sayılı taşınmaza, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının ise dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü tartışmasızdır. Kural olarak kayıtların haritaya dayanması halinde kapsamlarının haritaya göre belirlenmesi zorunludur. Davalı tarafın dayandığı 20.3.1984 tarih 4 sayılı tapu kaydının haritası bulunduğu halde yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmamış davalı hazinenin dayandığı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek incelenmemiştir. Öte yandan uzman bilirkişi tarafından ibraz edilen harita ve rapor keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetmemeye imkan vermediği gibi kayıtların uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, uzman bilirkişinin haritalı raporu komşu parsellerin tesbit tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmemiştir. Kural olarak bir kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için revizyon gördüğü dava dışı taşınmazların göz önünde tutulması zorunludur. Öte yandan denetleme ise revizyon gördüğü parsellere dıştan komşu parsellerin tesbit tutanakları ve dayanakları kayıtlarla yapılması gerekir. O halde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için davacı hazinenin dayandı tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı 5 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tümünün tesbit tutanakları ve dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmazları başında yeniden keşif yapılmalı, davacı hazinenin dayandığı tapu kaydı haritası var ise yerine uygulanmalı, haritası bulunamadığı takdirde yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden bilinemeyen sınır yerleri var ise taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı hazine tapusunun dava dışı 5 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü dikkate alınarak kapsamı bu yolla belirlenmeli, bundan sonra davalı tarafın tutunduğu 15.5.1979 tarihli sicilden gelen 20.3.1984 tarih 4 sayılı tapu kaydının dayanağı harita yerine uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile davalı tarafın tutunduğu 20.3.1984 tarih 4 sayılı tapu kaydının dayanağı haritanın ölçekleri eşitlenmeli, çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, davalı tapusunun dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü de dikkate alınmalı, bu yolla davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, tarafların dayandığı tapu kayıtlarının iç içe girmesi halinde kural olarak önceki günlü hukuksal değerini yitirmeyen tapu kaydına değer verilmesi gerekir ise de davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı hazinenin taraf olduğu tescil davası sonucunda oluştuğu ve yine hazinenin taraf olduğu mesahatezyidi davasında yüzölçümünün artırıldığı ve hazineyi bağlayacağı göz önünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli haritalı rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların tümünün yada bir bölümünün davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı takdirde kaydın oluştuğu gün ile tesbit günü arasında iktisap sağlayan 20 yıllık süre dolmadığı davalılar yararına tapu kaydı kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri yönünden mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy