(1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 467 ada 9 parsel sayılı 4620.32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, vergi yükümlülerinin miras bırakanlarından intikale ve paylaşmaya, satın almaya, zilyetliğe dayanılarak İmdat adına tespit edilmiştir. İzzet oğlu taşınmazın tapulu olduğunu, tapuda anasının da pay sahibi olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında dayandığı anası Fehime mirasçılarını davaya dahil etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, tespitin iptaline, 467 ada 9 sayılı parselin 165/225 payının davalı İmdat adına, geri kalan payında paylı olarak davacı İzzet ve paydaşları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı İmdat tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tefhim edilen kısa kararda davacı Mehmet 'e pay verildiği halde gerekçeli kararda adı geçene pay verilmemiştir. Kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. 10.4.992 gün, 991/7 esas 992/4 karar sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması başlı başına bozma nedenini oluşturur.
Sonuç: Bu nedenlerle davalı tarafın yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy