(3402 S. K. m. 11, 14) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 39 ve 40 parsel sayılı 36400 m2 ve 46400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar aynı tapu kaydına dayanılarak eşit paylarla Abdullah ve Halime adlarına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunca itirazların reddine, ancak taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit malikleri adlarına tespitine karar verilmesi üzerine itirazı reddedilenlerden hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu öne sürerek Mecit mirascıları ile Ömer mirascıları ise, vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Tevfik ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak parseller hakkında açılan davalara katılmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda katılanın davasının reddine, hazine ve diğer davacıların davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 39 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 40 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda (A) harfi ile gösterilen 13600 m2'lik kısmının 8/9 payının Ömer mirascıları, 1/9 payının Mecit mirascıları adına, 40 sayılı parselin aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 32800 m2'lik kısmının hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Tespit maliklerinden Halime 'nin ölü olduğu diğer tespit maliki Abdullah'ın hüküm verildikten sonra öldüğü, ancak her ikisinin de aile nüfus tablolarının ve mirasçılık belgelerinin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Özellikle Halime'nin dava açılmadan önce öldüğü anlaşıldığından mirasçılarının sağlıklı olarak belirlenmesi, duruşmaya çağırılmaları, savunma ve delillerinin toplanması gerekir. Usule ilişkin bu eksiklik yerine getirilmeksizin duruşmaya devam olunamaz ve hüküm kurulamaz. Diğer tespit maliki Abdullah'ın bir kısım mirasçılarına hüküm tebliğ edilmişse de bunlar dışında mirasçısı olup olmadığı araştırılmamış, kayıtlar dosyaya konulmamıştır. Eksik soruşturma ile hüküm kurulamaz. Bu nedenle Abdullah ve Halime 'nin aile nüfus tabloları veya mirasçılık belgeleri sağlanmalı, tüm mirasçıları davaya katılmalı, savunma ve delilleri toplanmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklandığı şekilde usule ilişkin bu eksiklik yerine getirilmeksizin duruşmaya devam edilmesi ve hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 03.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy