(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Satılmış mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 5 ada 143 parsel sayılı 922 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tasarruf krokisinde ( A ) harfiyle gösterilen kargir evin Sinan ( B ) harfiyle gösterilen iki katlı kargir ev ile Ahşap samanlığın Satılmış, Mehmet ve Rıfat tarafından yapıldığı ve zilyet olunduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Satu adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı Satılmış taşınmazın 1/2 sinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Dava sırasında taşınmazda geriye kalan 1/2 nin de kendilerine ait bulunduğunu ileri sürerek Mehmet ve Sinan davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesi gereğince müracata bırakıldığı ve 1 yıl içinde yenilenmediği gerekçesi ile davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiş; hüküm davacı Satılmış mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmıştır. Davaya Kadastro Mahkemesi sıfatıyla bakıldığına göre, kadastro hakimi doğru sicil oluşturmakla mükelleftir. Hal böyle olunca Kadastro Mahkemesince Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Bu nedenlerle işin esasına ilişkin karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy