(3402 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 92)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Satılmış, Nahide, Fahri, Halil, Mübeccel tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 25 parsel sayılı 2051.22 m2 yüzölçümündeki taşımaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 5/6 payı Münire, Halise, İbrahim, Recep, Yusuf, 1/6 payı Nahide, Satılmış , Fahri , Halil , Mübeccel adlarına tespit edilmiştir. Davacılar İbrahim Soysal ve Nurciye satın almaya ve zilyetliğe dayanarak taşınmazın payları oranında adlarına tescili için dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın 1/2 hissesinin davacı İbrahim Soysal adına, 1/2 hissesinin de Nurciye adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Satılmış , Nahide , Fahri, Halil, Mübeccel tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın yarı yarıya davacılar adına tesciline karar verilmiş isede varılan sonuç dosya içeriğine uygun değildir. Davacılardan Nurciye taşınmazın bir bölümünü 2.5.2001 tarihli noter senedi ile Nazmiye 'nin satın aldığını bu nedenle bu bölümün ayrılarak adına tesciline karar verilmesini istemiş diğer davacı İbrahim da taşınmazın geri kalan bölümünün 1965 yılında ölen miras bırakanı Halil'e ait olduğunu bir kısım mirasçılardan paylarını satın aldığını bu nedenle Recep, Halise ve Münire adına tespit olunan payların iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Her ne kadar 7.3.2003 tarihli oturumda hükmü temyiz eden Durmuş mirasçıları Recep, Fahri, Halil ve Mübeccel davayı kabul ettiklerini ve 102 ada 25 parsel sayılı taşınmazın davacılara ait olduğun bildirmiş Durmuş'un diger mirasçısı Nahide da 21.2.2003 tarihli oturumda aynı şekilde davayı kabul etmiş isede esasen davayı kabul ettiği kabul edilen bu kişilerin payları ile ilgili olarak dava açılmamıştır. Davacı İbrahim sadece Recep, Halise ve Münire paylarının kendi adına tesciline karar verilmesini istemiş olduğuna göre diğer davalıların davayı kabul etmiş görünmeleri kendi yönlerinden hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece açılan dava doğrultusunda keşif yapılarak Nazmiye 'ye ait olup Nurciye sattığı taşınmaz bölümü belirlenerek bu bölümün Nurciye adına ayrı bir parsel sayısı altında tesciline taşınmazın geri kalan ve miras bırakan Halil'den intikal eden bölümü de belirlenerek bu taşınmazla ilgili olarak davacı İbrahim 'e satış yapan mirasçılardan dava konusu edilen Recep, Halise ve Münire 'ye ait payların İbrahim adına tesciline, satış yapmayan 1998 yılında ölen Durmuş mirasçılarının paylarının da Durmuş mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy