(3402 S. K. m. 11, 14) (1086 S. K. m. 151)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında kök miras bırakan İbrahim'in terekesini oluşturan tüm taşınmazlarının hangi parsel sayısı altında tespit edildiğinin belirlenmesi, dava konusu ise birleştirilmesi, ondan sonra paylaşma yapıldığını ileri süren taraftan bu konudaki delillerin istenmesi, gerçekten paylaşmanın yapılıp yapılmadığının saptanması, yapılmamış ise pay satışı ile ilgili delillerin değerlendirilmesi, diğer yandan Mehmet oğlu İbrahim, İbrahim Torunu Medine'nin payını satın aldığını ileri sürmüş ve olayda Medine payı dava konusu olduğuna göre İbrahim bu payı satın aldığını ileri sürerek katılabileceği, bu nedenle İbrahim'ın Medine payına ilişkin davasına kadastro mahkemesinde bakılması gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Bozmadan sonra dava hazineye ihbar edilmesi üzerine hazine davaya katılmıştır. Mahkemece bozmadan sonra yapılan araştırma sonucu davacı Mehmet, İbrahim ve katılan hazine davasının reddine, dava konusu 185 sayılı parselin davalı Hasan, Hüseyin mirasçıları ve Ali mirasçıları adına paylı olarak tesciline karar verilmiş, hüküm davacı İbrahim vekili ile katılan hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalmadığı, tarım toprağı niteliğinde bulunduğu taşınmaz üzerinde zilyet kişiler yararına 3402 Sayılı yasanın 14.maddesi gereğince zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının
gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, bilirkişi, tanık sözleri ve toplanıp değerlendirilen delillerle anlaşıldığından katılan hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhine olan hükmün ONANMASINA- Hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Davacı İbrahim'ın temyiz itirazına gelince: 28.1.2002 tarihli oturumda davalı Hasan davayı kabul etmiştir. HUMK.nun 151.maddesi gereğince imzalanan bu beyandan sonradan vazgeçildiğine dair bir istemde ileri sürülmediği gibi herhangi bir delilde getirilmemiştir. Bu durumda Hasan ın beyanı kabul mahiyetinde olup kendi payına yöneliktir. Hasan adına tespit edilen 1/3 payın İbrahim adına tesciline karar verilmesi gerekir. Bu olgu ve bulgular göz önüne alınarak Hasan adına kayıtlı 1/3 paya yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Bu nedenle davacı İbrahim in temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy