(3402 S. K. m. 26, 40)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi katılan Mustafa Yıldız tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 40 parsel sayılı 125200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Mehmet oğlu Yusuf mirasçıları ile Hasan oğlu Yusuf mirasçıları adına tesbit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen Musa mirasçılarından Hüseyin Tuncel ve Eşref Tuncel ile Tahir mirasçısı Orman ve Yusuf Göymen ile komisyona itiraz etmeyen Hazine, Mehmet Göymen, İsmetullah Kumet, Ahmet Görkem ayrı ayrı dava açmışlardır. Dava sırasında Mustafa Yıldız da davaya katılmıştır. Mahkemece davacı Mehmet Göymen, Hüseyin Tuncel, İsmetullah Kamet, Eşref Tuncel, Osman Göymen, Yusuf Göymen yönünden satın almaya dayalı açtıkları dava yönünden mahkemenin görevsizliğine dava dilekçeleri ile eklerinin görevli Batman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davaya katılan Mustafa Yıldız'ın davasının reddine, davacı Hüseyin Tuncel ve Ahmet Gürkan'ın tapu kaydına dayalı olarak açtıkları davaların kabulüne, taşınmazda payları da gösterilmek suretiyle Ömer Bozan ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ile Mehmet oğlu Yusuf mirasçıları olarak A.Cabbar Kasım, Nurettin, Abdulhalım ve M. Sait Dayar ile davaya katılan Mustafa Yıldız tarafından temyiz edilmiş, Mustafa Yıldız'ın temyizi süreden red edilmiş ve süreden red kararı da Mustafa Yıldız tarafından tekrar temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu taşınmazın tesbite dayanak yapılan tapu kaydının miktarı ile kapsamında kaldığı hazinenin dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmaza ait olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, dinlenen bilirkişi beyanı, uzman bilirkişinin raporu ve toplanıp doğru olarak değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Açıklanan nedenlerle hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Davaya katılan Mustafa Yıldız'ın temyiz itirazlarına gelince; Her ne kadar Av. Erdal Öziç, Ali Yıldız vekili olarak dilekçe vermiş ise de maddi hata sonucu Mustafa yerine Ali yazıldığı anlaşılmıştır. Mustafa Yıldız tapu kaydında 1/2 pay maliki Hasan oğlu Yusuf'un mirasçılarından olduğunu ileri sürmüş ise de bu hususu kanıtlayamamıştır. Mustafa Yıldız Hasan oğlu Yusuf'un mirasçısı olmadığına göre kendisine pay verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan davaya katılan sıfatıyla başka nedenlere dayalı davası da reddedilmiş ve hüküm kendisine 9.8.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kadastro davalarında adli tatil içerisinde yapılan tebligatlar geçerli olup adli tatilde süreler çalışacağından ve temyiz süresi 15 gün olduğu halde Mustafa Yıldız'ın temyiz dilekçesini 15 günlük süre geçtikten sonra 4.9.2002 tarihinde verdiği anlaşıldığından mahkemece temyiz isteğinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu hükmü temyiz eden Mustafa Yıldız'ın bu nedenle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.920.000 lira harcın Mustafa Yıldız'dan alınmasına,
3- Mehmet oğlu Yusuf mirasçıları A.Cabbar ve arkadaşlarının temyizine gelince; Dava konusu taşınmazın tesbitine dayanak yapılan tapu kaydının bir kısım payının Mehmet oğlu Yusuf'a, diğer payların Hasan oğlu Yusuf'a ait olduğu, kadastro tesbitinin yapıldığı 1955 yılından sonra 1959 yılında Mehmet oğlu Yusuf'un üç mirasçısının tüm paylarını Hüseyin Tuncer, Mustafa Görken ve Hüseyin Atakul'a sattıkları kayda dayalı bir haklarının kalmadığı, ancak Hüseyin Atakul'un dava açmadığı bu nedenle mahkemece Hüseyin Atakul'a satılan payların Mehmet oğlu Yusuf mirasçılarına verildiği, her ne kadar o gün yürürlükte bulunan kanuna göre kayden satışın yapıldığı 1959 yılında kadastro tesbitinden sonra yapılan satışlara değer verilmeyeceği ve bu gibi çekişmelerin kadastro mahkemesinde görülmeyeceği öngörülmüş ise de, daha sonra yürürlüğe giren ve şu anda uygulamada olan 3402 sayılı kanunun 26 ve 40. maddelerine göre tapulu taşınmazların kadastro tesbitinden sonra devir ve temlikleri geçerli ve alıcıların tapu maliklerine halef olacakları kabul edilmiş olduğundan mahkemece alıcılara pay verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mehmet oğlu Yusuf mirasçıları yapılan satış ve devirlerin geçersiz olduğunu kanıtlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından Mehmet oğlu Yusuf mirasçılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.920.000 lira harcın Mehmet oğlu Yusuf mirasçılarından alınmasına, 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy