( 3402 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Ali tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 106 ada 5 parsel sayılı 877 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ayşe adına vergi kaydı bulunup satışla Hüseyin'e geçtiği belirtilerek davalı olduğundan bahisle malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir. Davacı Ali kadastro tespitinden önce vergi kaydına paylaşmaya dayanarak davalının müdahalesinin önlenmesi davası açmıştır. Dava görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine çekişmeli parselin Hüseyin mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Ali tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 106 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespiti davalı olduğundan söz edilerek malikanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. Tespitten önce genel mahkemede görülmekte olan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın tespitinin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5.maddesi hükmüne göre yapıldığı açık ve seçiktir. Bu nitelikte tespiti yapılan taşınmazların 30 günlük askı ilanının kadastro mahkemesince yapılması zorunludur. Ne var ki, kadastro mahkemesince yöntemine uygun şekilde 30 günlük askı ilanı yapılmamıştır. Kural olarak askı ilanı yapılmadıkça ve yasada öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça kadastro mahkemesinin davaya bakması daha açık bir anlatımla duruşmaya başlaması olanaksızdır. O halde öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili olarak yöntemine uygun şekilde askı ilanı yapılmalı, askı ilan süresi içerisinde taşınmazın tespitine karşı başkaca itiraz eden bulunduğu takdirde davada itiraz edenlerinde taraf olacağı düşünülmeli, sürenin dolumundan sonra davaya bakılmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 15.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy